regular
İngilizce “regular” kelimesinin Türkçe anlamı
ABD /ˈrɛɡjəlɚ/ · İngiltere /ˈreɡjələ/
regular Türkçede: düzenli, normal, her zamanki, standart, kurallı, düzgün
sıfat
düzenli
Zaman veya mesafe bakımından birbirine yakın aralıklarla tekrar eden.
Basit İngilizce açıklama: Happening again and again, with similar gaps in time or distance.
- Regular exercise helps me sleep.
- We have regular meetings on Mondays.
- The posts stand at regular intervals along the road.
normal, her zamanki, standart
Alışılmış veya standart olan tür, kişi ya da düzen.
Basit İngilizce açıklama: The usual or standard kind, person, or arrangement.
- I ordered the regular size.
- Our regular teacher is away today.
- Do you want the special menu or the regular one?
kurallı, düzenli
Geçmiş zaman veya çoğul gibi sözcük biçimleri oluşturulurken olağan kurallara uyan.
Basit İngilizce açıklama: Following the usual rules for making word forms, such as past tenses or plurals.
- Walk is a regular verb.
- Most English nouns have regular plurals.
- Is this verb regular in the past tense?
normal
Sıradan otomobiller için satılan standart, daha düşük oktanlı benzini belirtir.
Basit İngilizce açıklama: Describing the standard, lower-octane petrol sold for ordinary cars.
- This car runs on regular gas.
- Regular unleaded is cheaper than premium fuel.
- Can I fill the tank with regular gasoline?
düzgün
Kenarları ve açıları eşit olan; katı cisimlerde aynı biçimdeki yüzleri eşit düzende yerleşmiş olan.
Basit İngilizce açıklama: Having equal sides and angles; for a solid, having identical faces arranged equally.
- Draw a regular hexagon.
- A regular triangle has three equal sides.
- Each face of a regular cube is a square.
sütlü şekerli
Bulunulan yerde alışıldığı şekilde, çoğunlukla süt ve şekerle hazırlanan kahveyi belirtir.
Basit İngilizce açıklama: Describing coffee made in the locally usual way, often with milk and sugar.
- I ordered a regular coffee.
- Here, regular coffee comes with milk and sugar.
- Does regular coffee include cream at this diner?
isim
devamlı müşteri, müdavim
Aynı yerden sık sık alışveriş yapan veya hizmet alan kişi.
Basit İngilizce açıklama: Someone who often buys things or receives services at the same place.
- She is a regular at this cafe.
- The owner knows all his regulars.
- As a regular, I sometimes get a free coffee.
regular kelimesini okurken öğren
LookItUp, okuduğun cümleye uyan anlamı Türkçe gösterir ve yeni kelimeleri kısa tekrar kartlarına çevirir.
Çok yakında App Store'da iPhone ve iPad için LookItUpregular ile kurulan ifadeler
- regular verb: düzenli eylem
- regular guy
EnglishEspañolFrançaisDeutschItaliano日本語