rant
İngilizce “rant” kelimesinin Türkçe anlamı, çevirisi ve okunuşu
Okunuşu: ABD /rænt/
Diğer biçimleri: rants, ranting
rant Türkçede: bağırıp çağırmak, öfkeli konuşmak, atıp tutmak, uzun uzun söylenmek, verip veriştirmek, sertçe eleştirmek
fiil
bağırıp çağırmak, öfkeli konuşmak
Uzun süre öfkeyle, çoğu zaman yüksek sesle ve kendini kontrol edemeden konuşmak.
Basit İngilizce açıklama: To speak angrily for a long time, often loudly and without control.
- He started to rant and shout.
- She ranted at us until her face turned red.
- Why are you ranting about a tiny mistake?
atıp tutmak, uzun uzun söylenmek
Başkalarının görüşlerini pek önemsemeden kendi fikirlerini uzun uzun ve sertçe dile getirmek.
Basit İngilizce açıklama: To express your opinions at length and forcefully, giving little attention to other views.
- He loves to rant about politics.
- She ranted online about her boss again.
- I stopped listening when he began ranting about young people.
verip veriştirmek, sertçe eleştirmek
Birini veya bir şeyi uzun ve öfkeli bir konuşmayla eleştirmek.
Basit İngilizce açıklama: To criticize someone or something in a long, angry speech.
- She ranted against the new rules.
- He ranted about the company’s poor service.
- The speaker ranted against everyone who had opposed him.
geleneksel dans etmek
Genellikle tahta ayakkabılarla geleneksel dans adımları yapmak.
Basit İngilizce açıklama: To perform traditional dance steps, often wearing wooden shoes.
- The dancers began to rant.
- They ranted in clogs across the wooden floor.
- She learned to rant to traditional music.
isim
verip veriştirme, öfkeli eleştiri
Birini veya bir şeyi eleştiren uzun, öfkeli konuşma.
Basit İngilizce açıklama: A long, angry speech criticizing someone or something.
- His rant criticized the whole company.
- She delivered a furious rant about the service.
- Another rant against the government appeared on his blog.
coşkulu nutuk, kontrolsüz konuşma
Yoğun duygularla yapılan, bazen takip etmesi zor, uzun ve kontrolsüz konuşma.
Basit İngilizce açıklama: A long, uncontrolled speech full of strong feelings that may be difficult to follow.
- His speech became an emotional rant.
- Nobody could follow her wild rant.
- The recording captured a long, rambling rant about everything that had happened.
geleneksel dans adımı
Kuzey İngiltere’de genellikle tahta ayakkabılarla yapılan geleneksel bir dans adımı.
Basit İngilizce açıklama: A traditional dance step, often performed in wooden shoes in northern England.
- The dancer demonstrated a rant.
- They practiced the rant in wooden clogs.
- This dance includes several lively rants.
rant hakkında sık sorulanlar
rant ne demek?
“rant” Türkçede “bağırıp çağırmak” demektir. Uzun süre öfkeyle, çoğu zaman yüksek sesle ve kendini kontrol edemeden konuşmak.
rant Türkçesi nedir?
rant kelimesinin Türkçe çevirileri: bağırıp çağırmak, öfkeli konuşmak, atıp tutmak, uzun uzun söylenmek, verip veriştirmek, sertçe eleştirmek.
rant nasıl okunur?
/rænt/ diye okunur.
rant cümle içinde nasıl kullanılır?
He started to rant and shout. She ranted at us until her face turned red.
rant kelimesini okurken öğren
LookItUp, okuduğun cümleye uyan anlamı Türkçe gösterir ve yeni kelimeleri kısa tekrar kartlarına çevirir.
Çok yakında App Store'da iPhone ve iPad için LookItUpEnglishEspañolFrançaisDeutschItaliano日本語