LookItUp

program

İngilizce “program” kelimesinin Türkçe anlamı

ABD /ˈproʊɡræm/ · İngiltere /ˈprəʊɡræm/

program Türkçede: program, yayın, yazılım, plan, program kitapçığı, programlamak

isim

TELEVİZYON VE RADYOA2

program, yayın

Televizyonda izlenen veya radyoda dinlenen yayın.

Basit İngilizce açıklama: A show that you watch on television or listen to on the radio.

  • This program starts at eight.
  • We watched a nature program last night.
  • Which radio programs do you listen to?

Eş anlamlılar: show, broadcast, programme

Sık kullanılan kalıplar: television program, radio program, watch a program

BİLGİSAYAR YAZILIMIA2

program, yazılım

Bilgisayarın bir işi yapmasını sağlayan komutlar bütünü.

Basit İngilizce açıklama: A set of instructions that makes a computer perform a task.

  • This program checks your spelling.
  • I installed two new programs yesterday.
  • Why does the program keep closing?

Eş anlamlılar: application, app

Sık kullanılan kalıplar: computer program, install a program, run a program

ETKİNLİK PLANIB1

program, plan

Belirli bir amaca ulaşmak için planlanmış etkinlikler dizisi.

Basit İngilizce açıklama: A planned series of activities designed to achieve a particular goal.

  • I follow an exercise program.
  • She completed a training program last month.
  • The new program helps children learn to read.

Nasıl kullanılır: a program of something (The school offers a program of evening classes.)

Eş anlamlılar: plan, scheme

Sık kullanılan kalıplar: training program, exercise program, education program, program of reform

ETKİNLİK KİTAPÇIĞIB1

program kitapçığı

Bir gösteri veya etkinlik hakkında bilgi veren küçük basılı kitapçık.

Basit İngilizce açıklama: A small printed guide giving information about a show or event.

  • I bought a program before the show.
  • The program lists all the actors.
  • We kept our programs as souvenirs.

Eş anlamlılar: booklet, programme

Sık kullanılan kalıplar: concert program, theater program, printed program, event program

fiil

KOD YAZMAB1

programlamak, kodlamak

Bir yazılımın çalışmasını sağlayan bilgisayar komutlarını yazmak.

Basit İngilizce açıklama: To write computer instructions that make software work.

  • I am learning to program.
  • She programmed a simple game last week.
  • Can you program in more than one language?

Nasıl kullanılır: program in something (She learned to program in Python.); program something to do something (He programmed the computer to sort the names.)

Eş anlamlılar: code

Sık kullanılan kalıplar: program a computer, program in python, learn to program

CİHAZ AYARLAMAB1

programlamak, ayarlamak

Elektronik bir cihazı belirli bir işi yapacak şekilde ayarlamak.

Basit İngilizce açıklama: To give an electronic device instructions so it does a particular task.

  • I programmed the timer for six.
  • She programmed the oven to start later.
  • Can this device be programmed remotely?

Nasıl kullanılır: program something to do something (I programmed the recorder to save the match.)

Eş anlamlılar: set

Sık kullanılan kalıplar: program a timer, program a device, program an alarm

ETKİNLİK PLANLAMAC1

programlamak, planlamak

Bir etkinlikte neler yapılacağını ve bunların ne zaman gerçekleşeceğini belirlemek.

Basit İngilizce açıklama: To decide which activities an event will include and when they will happen.

  • They program concerts for the summer.
  • She programmed a full day of activities.
  • Who will program next year’s festival?

Eş anlamlılar: schedule, plan, arrange

Sık kullanılan kalıplar: program a festival, program an event, program concerts

program kelimesini okurken öğren

LookItUp, okuduğun cümleye uyan anlamı Türkçe gösterir ve yeni kelimeleri kısa tekrar kartlarına çevirir.

Çok yakında App Store'da iPhone ve iPad için LookItUp

EnglishEspañolFrançaisDeutschItaliano日本語

Diğer kelimeler