chance
İngilizce “chance” kelimesinin Türkçe anlamı
ABD /tʃæns/ · İngiltere /tʃɑːns/
chance Türkçede: olasılık, ihtimal, fırsat, şans, tesadüf, rastlantı
isim
olasılık, ihtimal
Bir şeyin gerçekleşmesinin ne kadar mümkün olduğu.
Basit İngilizce açıklama: How likely it is that something will happen.
- There is a chance of rain.
- Our chances of winning have improved.
- What is the chance that he will agree?
fırsat, şans
İstediğin bir şeyi yapmana olanak sağlayan durum veya zaman.
Basit İngilizce açıklama: An occasion when you can do something you want to do.
- Give me a chance to explain.
- I missed my chance to ask her.
- Everyone deserves a second chance.
tesadüf, rastlantı, şans
Olayların planlanmadan veya kimsenin kontrolünde olmadan gerçekleşmesi.
Basit İngilizce açıklama: Events happening without being planned or controlled.
- We found the shop by chance.
- Their meeting was pure chance.
- In this game, chance matters more than skill.
fiil
risk almak, göze almak
Başarısızlık veya sorun ihtimaline rağmen bir şeyi yapmak.
Basit İngilizce açıklama: To do something even though it might fail or cause problems.
- We could wait, or chance it.
- They chanced a swim despite the cold water.
- I chanced the trip without booking a room.
rastlamak, tesadüfen bulmak
Bir şeyi beklenmedik şekilde bulmak veya birine rastlamak.
Basit İngilizce açıklama: To find something or meet someone without planning to.
- We chanced upon a small cafe.
- He chanced across the letter while cleaning.
- They chanced upon each other in a distant city.
dolandırmak, kazıklamak
Birini kandırarak parasını veya eşyalarını elinden almak.
Basit İngilizce açıklama: To trick someone into losing money or possessions.
- That salesman chanced me.
- They chanced several buyers before disappearing.
- She realized she had been chanced when the seller vanished.
chance kelimesini okurken öğren
LookItUp, okuduğun cümleye uyan anlamı Türkçe gösterir ve yeni kelimeleri kısa tekrar kartlarına çevirir.
Çok yakında App Store'da iPhone ve iPad için LookItUpchance ile kurulan ifadeler
- chance upon: rastlamak, tesadüfen bulmak
- chance one's arm
EnglishEspañolFrançaisDeutschItaliano日本語