LookItUp

principal

İngilizce “principal” kelimesinin Türkçe anlamı

ABD /ˈprɪnsəpəl/

principal Türkçede: başlıca, asıl, asal, esas, okul müdürü, baş kişi

sıfat

EN ÖNEMLİB2

başlıca, asıl

Diğerlerinden daha önemli olan; temel veya başlıca.

Basit İngilizce açıklama: Main or more important than the others.

  • Cost is our principal concern.
  • Tourism is the island’s principal source of income.
  • What was the principal reason for your decision?

Eş anlamlılar: main, chief, primary, leading

Zıt anlamlılar: secondary

Sık kullanılan kalıplar: principal reason, principal aim, principal source

ESAS DEĞERC2

asal, esas

Bir matematik fonksiyonunun birden fazla değeri olabileceğinde, standart olarak seçilen tek değeri belirten.

Basit İngilizce açıklama: Chosen as the single standard value when a mathematical function could have several values.

  • The principal square root of nine is three.
  • Use the principal value of the logarithm.
  • This graph shows the function’s principal branch.

Sık kullanılan kalıplar: principal square root, principal value, principal branch

isim

OKUL YÖNETİCİSİA2

okul müdürü

Bir okulun yönetiminden sorumlu kişi.

Basit İngilizce açıklama: The person in charge of a school.

  • The principal welcomed the new students.
  • My parents met with the principal yesterday.
  • She became principal of a small school.

Eş anlamlılar: headteacher, headmaster, headmistress

Sık kullanılan kalıplar: school principal, principal’s office, assistant principal

ÖNDE GELEN KİŞİC1

baş kişi, baş dansçı

Bir işletmede yönetici olan veya bir sanat topluluğunda başrol üstlenen kişi.

Basit İngilizce açıklama: A leading person in a business or a performer with a main role in an artistic group.

  • The firm has three principals.
  • He became a principal with the ballet company.
  • All the principals attended the business meeting.

Nasıl kullanılır: principal of something (She is a principal of the architectural firm.)

Eş anlamlılar: leader, head

Sık kullanılan kalıplar: company principal, ballet principal, principal of something

ANAPARAC1

anapara

Faiz veya kazanç eklenmeden, başlangıçta borç alınan ya da yatırılan para.

Basit İngilizce açıklama: The original amount of money borrowed or invested, without interest or profits.

  • The principal is ten thousand dollars.
  • Each payment reduces the principal of your loan.
  • Interest is calculated on the remaining principal.

Eş anlamlılar: capital

Sık kullanılan kalıplar: repay the principal, principal and interest, outstanding principal

YÜKSEKOKUL YÖNETİCİSİC1

rektör, kolej müdürü

Bir yüksekokul veya üniversiteyi yöneten, eğitiminden ve işleyişinden sorumlu kişi.

Basit İngilizce açıklama: The person who leads a college or university and is responsible for its teaching and management.

  • The principal welcomed the new students.
  • Our college has appointed a new principal.
  • The university principal spoke at the graduation ceremony.

Eş anlamlılar: head

Sık kullanılan kalıplar: college principal, university principal, appoint a principal

TEMSİL EDİLENC2

temsil olunan, müvekkil

Özellikle ticari veya hukuki işlerde, adına başka birinin hareket ettiği kişi ya da kuruluş.

Basit İngilizce açıklama: A person or organization that another person acts for, especially in business or legal matters.

  • The agent signed for her principal.
  • An agent must follow the principal's instructions.
  • The contract named both principals and their agents.

Eş anlamlılar: client

Sık kullanılan kalıplar: act for a principal, principal and agent, disclosed principal

principal kelimesini okurken öğren

LookItUp, okuduğun cümleye uyan anlamı Türkçe gösterir ve yeni kelimeleri kısa tekrar kartlarına çevirir.

Çok yakında App Store'da iPhone ve iPad için LookItUp

EnglishEspañolFrançaisDeutschItaliano日本語

Diğer kelimeler