practice
İngilizce “practice” kelimesinin Türkçe anlamı
ABD /ˈpræktɪs/
practice Türkçede: alıştırma, pratik, antrenman, prova, uygulama, pratik yapmak
isim
alıştırma, pratik
Bir işi daha iyi yapabilmek için tekrar tekrar yapma.
Basit İngilizce açıklama: Doing something repeatedly so that you become better at it.
- You need more practice.
- Daily practice improved her writing.
- He learned the song with very little practice.
antrenman, prova
Özellikle spor veya müzikte gelişmek için insanların buluştuğu planlı çalışma zamanı.
Basit İngilizce açıklama: An arranged time when people meet to improve a skill, especially in sport or music.
- Practice starts at four.
- I missed two practices last week.
- Do you have band practice tonight?
uygulama, pratik
Olması gerektiği düşünülen şeyden farklı olarak, gerçekte yapılan veya gerçekleşen şey.
Basit İngilizce açıklama: What actually happens or is done, rather than what people think should happen.
- In practice, it takes longer.
- They put the new method into practice.
- The rules sound fair, but practice is different.
fiil
pratik yapmak, alıştırma yapmak
Bir işi daha iyi yapabilmek için tekrar tekrar yapmak.
Basit İngilizce açıklama: To do something repeatedly to become better at it.
- I practice every day.
- She practiced parking the car.
- Have you practiced your speech?
icra etmek
Özellikle doktorluk veya avukatlık gibi uzmanlık gerektiren bir meslekte çalışmak.
Basit İngilizce açıklama: To work in a skilled profession, especially as a doctor or lawyer.
- She wants to practice law.
- He practiced medicine in a small town.
- You need a license to practice here.
practice kelimesini okurken öğren
LookItUp, okuduğun cümleye uyan anlamı Türkçe gösterir ve yeni kelimeleri kısa tekrar kartlarına çevirir.
Çok yakında App Store'da iPhone ve iPad için LookItUpEnglishEspañolFrançaisDeutschItaliano日本語