LookItUp

narrow

İngilizce “narrow” kelimesinin Türkçe anlamı, çevirisi ve okunuşu

Okunuşu: ABD /ˈnæroʊ/ · İngiltere /ˈnærəʊ/

Diğer biçimleri: narrower, narrowed, narrowing, narrows

narrow Türkçede: dar, sınırlı, kıl payı, az farkla, kısıtlayıcı, daraltmak

sıfat

AZ GENİŞLİKA2

dar

İki yanı arasındaki mesafe az olan.

Basit İngilizce açıklama: Having little space between its sides.

  • The road is narrow.
  • We walked through the narrow streets.
  • This doorway is too narrow for the sofa.

Eş anlamlılar: thin

Zıt anlamlılar: wide, broad

Sık kullanılan kalıplar: narrow road, narrow gap, narrow street

SINIRLI KAPSAMB2

dar, sınırlı

Az sayıda konuyu, etkinliği veya olasılığı kapsayan.

Basit İngilizce açıklama: Covering only a small range of subjects, activities, or possibilities.

  • He has a narrow range of interests.
  • The study had a very narrow focus.
  • Her knowledge is deep but narrow.

Eş anlamlılar: limited, restricted

Zıt anlamlılar: broad, wide

Sık kullanılan kalıplar: narrow range, narrow focus, narrow interests

KÜÇÜK FARKB2

kıl payı, az farkla

Başarıyla başarısızlık veya iki miktar arasında çok küçük bir fark olan.

Basit İngilizce açıklama: Involving only a small difference between success and failure, or between two amounts.

  • We had a narrow escape.
  • The team celebrated a narrow victory.
  • She won the election by a narrow margin.

Eş anlamlılar: slight, small

Sık kullanılan kalıplar: narrow escape, narrow victory, narrow margin

SIKI KISITLAMAC1

kısıtlayıcı, dar

Bir şeyin yorumlanması veya yapılması konusunda çok az serbestlik tanıyan.

Basit İngilizce açıklama: Allowing very little freedom in how something is understood or done.

  • The judge used a narrow interpretation.
  • Such a narrow definition excludes many families.
  • A narrow reading of the rules left no room for exceptions.

Eş anlamlılar: restrictive, strict

Zıt anlamlılar: liberal, flexible

Sık kullanılan kalıplar: narrow interpretation, narrow definition, narrow reading

fiil

KAPSAMI DARALTMAKB2

daraltmak, sınırlamak

Bir şeyin kapsadığı alanı veya seçeneklerin sayısını azaltmak.

Basit İngilizce açıklama: To make the range or area of something smaller.

  • We need to narrow our search.
  • She narrowed her choices to two courses.
  • Can you narrow down the possible causes?

Nasıl kullanılır: narrow something down to something (We narrowed the list down to three names.)

Eş anlamlılar: limit, restrict, reduce

Zıt anlamlılar: broaden, expand

Sık kullanılan kalıplar: narrow the search, narrow the options, narrow something down

GENİŞLİĞİ AZALTMAKB2

daralmak, daraltmak

Bir şeyin genişliğinin azalması veya genişliğini azaltmak.

Basit İngilizce açıklama: To become less wide, or make something less wide.

  • The road narrows here.
  • They narrowed the entrance to keep cars out.
  • The river gradually narrows as you travel upstream.

Eş anlamlılar: contract

Zıt anlamlılar: widen

Sık kullanılan kalıplar: narrow the gap, narrow the opening, narrow a road

GÖZLERİ KISMAKB2

gözlerini kısmak

Genellikle öfke, şüphe veya dikkatle bakma nedeniyle gözlerini kısmen kapatmak.

Basit İngilizce açıklama: To partly close your eyes, often because you are angry, suspicious, or looking carefully.

  • He narrowed his eyes.
  • She narrowed her eyes at my explanation.
  • His eyes narrowed when he noticed the missing money.

Nasıl kullanılır: narrow one's eyes at someone/something (She narrowed her eyes at the stranger.)

Eş anlamlılar: squint

Sık kullanılan kalıplar: narrow your eyes, narrow one's eyes

isim

SU GEÇİDİC2

boğaz, dar geçit

Nehir, göl veya denizin geniş bölümlerini birbirine bağlayan dar su geçidi.

Basit İngilizce açıklama: A thin passage of water between wider areas of a river, lake, or sea.

  • The boat entered a narrow between two islands.
  • Strong currents flow through the narrows.
  • Ships waited outside the narrows until the tide changed.

Eş anlamlılar: strait, channel

Sık kullanılan kalıplar: a rocky narrow, a tidal narrow

narrow hakkında sık sorulanlar

narrow ne demek?

“narrow” Türkçede “dar” demektir. İki yanı arasındaki mesafe az olan.

narrow Türkçesi nedir?

narrow kelimesinin Türkçe çevirileri: dar, sınırlı, kıl payı, az farkla, kısıtlayıcı, daraltmak.

narrow nasıl okunur?

Amerikan İngilizcesinde /ˈnæroʊ/, İngiliz İngilizcesinde /ˈnærəʊ/ diye okunur.

narrow cümle içinde nasıl kullanılır?

The road is narrow. We walked through the narrow streets.

narrow kelimesini okurken öğren

LookItUp, okuduğun cümleye uyan anlamı Türkçe gösterir ve yeni kelimeleri kısa tekrar kartlarına çevirir.

Çok yakında App Store'da iPhone ve iPad için LookItUp

narrow ile kurulan ifadeler

EnglishEspañolFrançaisDeutschItaliano日本語

Diğer kelimeler