moderate
İngilizce “moderate” kelimesinin Türkçe anlamı, çevirisi ve okunuşu
Okunuşu: ABD /ˈmɑːdərət/ · İngiltere /ˈmɒdərət/
Diğer biçimleri: moderated, moderates
moderate Türkçede: ılımlı, ölçülü, ılıman, hafif, yönetmek, moderatörlük yapmak
sıfat
ılımlı, ölçülü
Aşırı güçlü, büyük veya uç olmayıp makul sınırlar içinde kalan.
Basit İngilizce açıklama: Balanced or within reasonable limits, rather than very strong, large, or extreme.
- She holds moderate political views.
- Moderate exercise can help you sleep better.
- The company expects moderate growth this year.
ılıman, hafif
Şiddeti az olan veya sert koşullar içermeyen; yumuşak ve ılıman.
Basit İngilizce açıklama: Gentle or mild, without great force or harsh conditions.
- We had a moderate winter.
- A moderate breeze cooled the room.
- The coast enjoys moderate temperatures throughout the year.
fiil
yönetmek, moderatörlük yapmak
Bir toplantıyı veya tartışmayı yürütmek ve herkesin kurallara uymasını sağlamak.
Basit İngilizce açıklama: To lead a meeting or discussion and make sure everyone follows its rules.
- Anna will moderate the debate.
- He moderated a panel on education.
- Who is moderating tomorrow’s discussion?
moderatörlük yapmak, arabuluculuk yapmak
İnsanların iletişimini denetlemek, kuralları uygulatmak ve anlaşmalarına yardımcı olmak.
Basit İngilizce açıklama: To oversee people’s exchanges, enforce rules, and help them reach agreement.
- Volunteers moderate the forum.
- She moderated the dispute until both sides agreed.
- We need someone to moderate these comments.
hafiflemek, ılımlılaşmak
Gücü, şiddeti veya aşırılığı azalmak.
Basit İngilizce açıklama: To become less strong, extreme, or severe.
- The wind began to moderate.
- His political views moderated with age.
- Price increases should moderate next year.
moderatör eklemek
Nükleer reaktörde tepkimelerin sürmesi için nötronları yavaşlatan bir madde eklemek.
Basit İngilizce açıklama: To add a material that slows tiny particles in a nuclear reactor, helping its reactions continue.
- Graphite is used to moderate the reactor.
- They moderated the reactor with heavy water.
- This design uses ordinary water to moderate the reactor.
isim
ılımlı, merkezci
Siyasi görüşleri uçlardan uzak, ortada yer alan kişi.
Basit İngilizce açıklama: A person whose political views are between extreme positions.
- She is a moderate in her party.
- The moderates supported a compromise.
- Can a moderate win this election?
moderate hakkında sık sorulanlar
moderate ne demek?
“moderate” Türkçede “ılımlı” demektir. Aşırı güçlü, büyük veya uç olmayıp makul sınırlar içinde kalan.
moderate Türkçesi nedir?
moderate kelimesinin Türkçe çevirileri: ılımlı, ölçülü, ılıman, hafif, yönetmek, moderatörlük yapmak.
moderate nasıl okunur?
Amerikan İngilizcesinde /ˈmɑːdərət/, İngiliz İngilizcesinde /ˈmɒdərət/ diye okunur.
moderate cümle içinde nasıl kullanılır?
She holds moderate political views. Moderate exercise can help you sleep better.
moderate kelimesini okurken öğren
LookItUp, okuduğun cümleye uyan anlamı Türkçe gösterir ve yeni kelimeleri kısa tekrar kartlarına çevirir.
Çok yakında App Store'da iPhone ve iPad için LookItUpEnglishEspañolFrançaisDeutschItaliano日本語