LookItUp

kid

İngilizce “kid” kelimesinin Türkçe anlamı

ABD /kɪd/

kid Türkçede: çocuk, evlat, oğlak, küçük, antilop yavrusu, şaka yapmak

isim

ÇOCUKA2

çocuk

Günlük dilde çocuk ya da genç kişi.

Basit İngilizce açıklama: A child or young person.

  • That kid is very funny.
  • The kids are playing outside.
  • I loved that song when I was a kid.

Eş anlamlılar: child, youngster

Zıt anlamlılar: adult

Sık kullanılan kalıplar: little kid, young kid, school kid

EVLATA2

çocuk, evlat

Birinin oğlu veya kızı; çocuk ya da yetişkin olabilir.

Basit İngilizce açıklama: Someone's son or daughter, who may be a child or an adult.

  • Our kid starts school tomorrow.
  • Both her kids are married now.
  • Do your kids still live at home?

Eş anlamlılar: child, offspring

Sık kullanılan kalıplar: my kid, youngest kid, grown kid

OĞLAKB2

oğlak

Keçinin yavrusu.

Basit İngilizce açıklama: A young goat.

  • The kid followed its mother.
  • Two kids were born on the farm.
  • A small kid jumped over the fence.

Eş anlamlılar: cabrito, capretto

Sık kullanılan kalıplar: goat kid, newborn kid

KÜÇÜK KARDEŞB1

küçük

“brother” veya “sister” önünde, kardeşin senden küçük olduğunu belirtir.

Basit İngilizce açıklama: Used before brother or sister to show that they are younger than you.

  • My kid brother loves football.
  • She took her kid sister to the cinema.
  • I used to share a room with my kid brother.

Sık kullanılan kalıplar: kid brother, kid sister

ANTİLOP YAVRUSUC2

antilop yavrusu

Henüz büyümemiş antilop.

Basit İngilizce açıklama: A young antelope.

  • The antelope hid her kid in tall grass.
  • Two kids followed the herd across the plain.
  • The newborn kid stayed close to its mother.

Sık kullanılan kalıplar: antelope kid, newborn kid

fiil

ŞAKAB1

şaka yapmak

Ciddi olmadan, eğlenmek için bir şey söylemek veya yapmak.

Basit İngilizce açıklama: To say or do something as a joke.

  • I am only kidding.
  • The boys were kidding around in class.
  • You must be kidding about that price!

Nasıl kullanılır: kid around (Stop kidding around and listen.); kid with someone (I was only kidding with you.)

Eş anlamlılar: joke, joke around

Sık kullanılan kalıplar: kid around, kid with someone

KANDIRMAB2

kandırmak, aldatmak

Birini doğru olmayan bir şeye inandırmak.

Basit İngilizce açıklama: To make someone believe something that is not true.

  • You cannot kid me.
  • He tried to kid us about his experience.
  • Who are you kidding with that story?

Eş anlamlılar: fool, deceive, trick

Sık kullanılan kalıplar: kid someone, kid nobody

KENDİNİ KANDIRMAB2

kendini kandırmak

Kendin veya geleceğin hakkında gerçekçi olmayan bir şeye inanmak.

Basit İngilizce açıklama: To believe something about yourself or your future that is not realistic.

  • Do not kid yourself.
  • She kidded herself that he would change.
  • We were kidding ourselves about how much time we had.

Nasıl kullanılır: kid yourself that… (Do not kid yourself that this will be easy.); kid yourself about something (He was kidding himself about his chances.)

Eş anlamlılar: delude oneself, deceive oneself

Sık kullanılan kalıplar: kid yourself, kid oneself

kid kelimesini okurken öğren

LookItUp, okuduğun cümleye uyan anlamı Türkçe gösterir ve yeni kelimeleri kısa tekrar kartlarına çevirir.

Çok yakında App Store'da iPhone ve iPad için LookItUp

kid ile kurulan ifadeler

EnglishEspañolFrançaisDeutschItaliano日本語

Diğer kelimeler