LookItUp

keen

İngilizce “keen” kelimesinin Türkçe anlamı, çevirisi ve okunuşu

Okunuşu: ABD /kiːn/

keen Türkçede: meraklı, hevesli, istekli, harika, çok iyi, iğneleyici

sıfat

BÜYÜK İLGİB1

meraklı, hevesli

Bir şeye çok ilgi duyan veya onu çok seven.

Basit İngilizce açıklama: Very interested in something or liking it a lot.

  • I'm keen on football.
  • She has always been a keen reader.
  • Are you keen on cooking?

Nasıl kullanılır: keen on something (My sister is keen on photography.); keen on doing something (He is keen on growing his own vegetables.)

Eş anlamlılar: interested, enthusiastic

Zıt anlamlılar: uninterested

Sık kullanılan kalıplar: keen on something, keen football fan, keen gardener

YAPMAYA HEVESLİB1

hevesli, istekli

Bir şeyi yapmaya çok istekli ve hevesli olan.

Basit İngilizce açıklama: Very interested and eager to do something.

  • She's keen to learn.
  • They were keen to join our team.
  • He showed a keen interest in the new project.

Nasıl kullanılır: keen to do something (They are keen to help with the project.); keen on something (I'm keen on the idea of a walking holiday.)

Eş anlamlılar: eager, enthusiastic, interested

Zıt anlamlılar: reluctant, uninterested

Sık kullanılan kalıplar: keen to learn, keen interest, keen on something

ÇOK İYİC2

harika, çok iyi

Çok iyi, güzel veya hoş olan.

Basit İngilizce açıklama: Very good or pleasing.

  • That's a keen little car!
  • Your new jacket looks keen.
  • We thought the whole party was really keen.

Eş anlamlılar: great, excellent, swell

Zıt anlamlılar: bad

Sık kullanılan kalıplar: keen idea, really keen, keen little car

İĞNELEYİCİ SERTLİKC2

iğneleyici, acımasız

Birini ağır biçimde inciten veya eleştiren, sert ve acı sözler ya da tavırlar için kullanılır.

Basit İngilizce açıklama: Harsh and bitter in a way that strongly hurts or criticizes someone.

  • His speech was full of keen sarcasm.
  • Her keen satire exposed the leaders' selfishness.
  • The review offered keen criticism of the government's failures.

Eş anlamlılar: biting, cutting, bitter, caustic

Sık kullanılan kalıplar: keen satire, keen sarcasm, keen criticism

fiil

AĞIT YAKMAC2

ağıt yakmak, feryat etmek

Özellikle birinin ölümü nedeniyle yüksek sesle, kederle ağlamak veya feryat etmek.

Basit İngilizce açıklama: To cry loudly and sadly, especially because someone has died.

  • A woman began to keen.
  • They keened for the dead through the night.
  • She was keening beside her son's grave.

Nasıl kullanılır: keen for someone (The women keened for their lost children.); keen over someone (She keened over her husband's body.)

Eş anlamlılar: wail, lament

Sık kullanılan kalıplar: keen for someone, keen over someone

isim

İRLANDA AĞITIC2

ağıt

Ölen biri için çıkarılan uzun, kederli feryat; özellikle İrlanda geleneğinde görülür.

Basit İngilizce açıklama: A long, sad cry made for someone who has died, especially in Irish tradition.

  • A keen rose from beside the coffin.
  • The women began a traditional keen for the dead.
  • Her long keen filled the quiet room.

Eş anlamlılar: wail, lament

Sık kullanılan kalıplar: mournful keen, traditional keen, raise a keen

keen hakkında sık sorulanlar

keen ne demek?

“keen” Türkçede “meraklı” demektir. Bir şeye çok ilgi duyan veya onu çok seven.

keen Türkçesi nedir?

keen kelimesinin Türkçe çevirileri: meraklı, hevesli, istekli, harika, çok iyi, iğneleyici.

keen nasıl okunur?

/kiːn/ diye okunur.

keen cümle içinde nasıl kullanılır?

I'm keen on football. She has always been a keen reader.

keen kelimesini okurken öğren

LookItUp, okuduğun cümleye uyan anlamı Türkçe gösterir ve yeni kelimeleri kısa tekrar kartlarına çevirir.

Çok yakında App Store'da iPhone ve iPad için LookItUp

keen ile kurulan ifadeler

EnglishEspañolFrançaisDeutschItaliano日本語

Diğer kelimeler