LookItUp

jack

İngilizce “jack” kelimesinin Türkçe anlamı

ABD /dʒæk/

jack Türkçede: vale, kriko, jak, giriş, hiçbir şey, baş bayrağı

isim

İSKAMBİL VALESİB1

vale

Üzerinde genç bir erkek resmi bulunan ve J harfiyle işaretlenen iskambil kartı.

Basit İngilizce açıklama: A playing card showing a young man, marked with the letter J.

  • I have a jack and an ace.
  • She played the jack of clubs.
  • How many jacks are left in the deck?

Eş anlamlılar: knave

Sık kullanılan kalıplar: jack of hearts, jack of spades, play a jack

KALDIRMA ALETİB2

kriko

Araba gibi ağır bir şeyi kaldırıp yukarıda tutan alet.

Basit İngilizce açıklama: A tool that lifts and holds something heavy, especially a car.

  • We need a jack to lift the car.
  • She placed the jack under the frame.
  • Does this jack support the weight of our van?

Sık kullanılan kalıplar: car jack, hydraulic jack, use a jack

ELEKTRİK BAĞLANTISIB2

jak, giriş

Elektrikli cihazları bağlamak için kullanılan küçük fiş veya bağlantı yuvası.

Basit İngilizce açıklama: A small plug or opening used to connect electrical equipment.

  • Plug the headphones into the jack.
  • My phone has no headphone jack.
  • Check the audio jacks at the back of the computer.

Eş anlamlılar: connector

Sık kullanılan kalıplar: headphone jack, audio jack, telephone jack

HİÇBİR ŞEYC1

hiçbir şey

Hiçbir şey; özellikle hiçbir şey bilmemeyi veya hiçbir şeye sahip olmamayı anlatan günlük ifadelerde kullanılır.

Basit İngilizce açıklama: Nothing at all, especially in expressions about knowing or having nothing.

  • I know jack about cars.
  • They paid me jack for all that work.
  • That old computer is worth jack.

Eş anlamlılar: nothing, zero

Sık kullanılan kalıplar: know jack, jack squat, worth jack

GEMİ BAYRAĞIC2

baş bayrağı

Gemide, çoğunlukla baş kısmında çekilen küçük bayrak.

Basit İngilizce açıklama: A small flag flown on a ship, often at the front.

  • The ship flew a jack at the bow.
  • Each navy has its own jack.
  • The sailors lowered the jack before leaving port.

Eş anlamlılar: kitty

Sık kullanılan kalıplar: naval jack, fly a jack

KORUYUCU CEKETC2

koruyucu ceket

Orta Çağ askerlerinin vücutlarını korumak için giydiği sağlam üst giysi.

Basit İngilizce açıklama: A strong coat worn by soldiers in the Middle Ages to protect their bodies.

  • The soldier wore a leather jack.
  • Small metal plates strengthened his jack.
  • The museum displays several jacks from medieval battles.

Sık kullanılan kalıplar: leather jack, padded jack, jack of plate

fiil

YÜKSELTMEC1

artırmak, yükseltmek

Fiyatı, miktarı veya düzeyi artırmak; çoğu zaman büyük bir artışı anlatır.

Basit İngilizce açıklama: To increase a price, amount, or level, often sharply.

  • They jacked up the prices.
  • The hotel jacks its rates up during festivals.
  • Higher fuel costs have jacked up delivery fees.

Nasıl kullanılır: jack something up (The landlord jacked the rent up again.)

Eş anlamlılar: increase, raise, hike

Zıt anlamlılar: lower, reduce

Sık kullanılan kalıplar: jack up prices, jack something up

KRİKOYLA KALDIRMAB2

krikoyla kaldırmak

Ağır bir şeyi kriko gibi özel bir kaldırma aletiyle yukarı kaldırmak.

Basit İngilizce açıklama: To lift something heavy with a special lifting tool.

  • Jack the car up carefully.
  • They jacked up the truck to repair it.
  • Can you jack this side up a little higher?

Nasıl kullanılır: jack something up (We jacked the car up to change the wheel.)

Eş anlamlılar: raise, lift

Zıt anlamlılar: lower

Sık kullanılan kalıplar: jack something up, jack up something

jack kelimesini okurken öğren

LookItUp, okuduğun cümleye uyan anlamı Türkçe gösterir ve yeni kelimeleri kısa tekrar kartlarına çevirir.

Çok yakında App Store'da iPhone ve iPad için LookItUp

jack ile kurulan ifadeler

EnglishEspañolFrançaisDeutschItaliano日本語

Diğer kelimeler