LookItUp

ham

İngilizce “ham” kelimesinin Türkçe anlamı, çevirisi ve okunuşu

Okunuşu: ABD /hæm/

ham Türkçede: jambon, but, domuz budu, abartılı oyuncu, şovmen, radyo amatörü

isim

İŞLENMİŞ DOMUZ ETİA2

jambon

Domuzun arka bacağından elde edilen, tuzlanarak veya tütsülenerek saklanabilir hale getirilmiş et.

Basit İngilizce açıklama: Meat from a pig's back leg, preserved with salt or smoke and eaten as food.

  • I had a ham sandwich.
  • She added slices of ham to the salad.
  • Would you like ham and cheese?

Sık kullanılan kalıplar: ham sandwich, smoked ham, ham and cheese, slice of ham

ETLİK BUTB2

but, domuz budu

Domuzun veya başka bir hayvanın et olarak kullanılmak üzere kesilmiş arka bacağının üst kısmı.

Basit İngilizce açıklama: The upper back leg of a pig or another animal, cut off to be used as meat.

  • The butcher cut off the ham.
  • We bought a fresh ham to roast.
  • The farmer salted both hams from the pig.

Eş anlamlılar: haunch

Sık kullanılan kalıplar: whole ham, fresh ham, bone in ham

ABARTILI OYUNCUC1

abartılı oyuncu, şovmen

Çoğu zaman dikkat çekmek için duygularını veya davranışlarını abartan oyuncu.

Basit İngilizce açıklama: A performer who shows feelings or behaves in an exaggerated way, often to get attention.

  • That actor is a real ham.
  • She becomes a ham whenever a camera appears.
  • The audience loved the old ham's dramatic gestures.

Eş anlamlılar: overactor, show-off

Sık kullanılan kalıplar: a real ham, a terrible ham, ham actor

AMATÖR TELSİZCİC1

radyo amatörü, amatör telsizci

Hobi olarak telsiz cihazlarıyla başka insanlarla iletişim kuran kişi.

Basit İngilizce açıklama: Someone who uses radio equipment to communicate with other people as a hobby.

  • My uncle is a radio ham.
  • The local hams helped relay emergency messages.
  • A ham in Canada answered our signal.

Eş anlamlılar: amateur radio operator

Sık kullanılan kalıplar: radio ham, licensed ham, local ham

UYLUK ARKASIC2

uyluğun arka kısmı

İnsanın veya hayvanın üst bacağının arka bölümü.

Basit İngilizce açıklama: The back part of a person's or animal's upper leg.

  • His hams ached after the long ride.
  • The horse had strong, muscular hams.
  • He rubbed the sore flesh of his ham.

Sık kullanılan kalıplar: muscular ham, sore ham, ham muscles

DİZ ÇUKURUC2

diz arkası, diz çukuru

Dizin arka tarafındaki çukur bölge.

Basit İngilizce açıklama: The hollow area at the back of the knee.

  • The ham lies behind the knee.
  • He felt a sharp pain in his ham.
  • The physician examined the hollow of her ham.

Eş anlamlılar: knee pit, popliteal fossa

Sık kullanılan kalıplar: hollow of ham, painful ham, ham of someone

fiil

ABARTILI OYNAMAKC1

abartılı oynamak, şov yapmak

Özellikle insanları eğlendirmek için abartılı davranmak veya duygularını abartarak göstermek.

Basit İngilizce açıklama: To act or show feelings in an exaggerated way, especially to entertain people.

  • He loves to ham it up.
  • She hammed it up whenever the camera turned toward her.
  • Stop hamming it up and play the scene naturally.

Nasıl kullanılır: ham it up (The actors hammed it up for the audience.)

Eş anlamlılar: overact, camp it up

Zıt anlamlılar: underact

Sık kullanılan kalıplar: ham it up, ham for someone

ham hakkında sık sorulanlar

ham ne demek?

“ham” Türkçede “jambon” demektir. Domuzun arka bacağından elde edilen, tuzlanarak veya tütsülenerek saklanabilir hale getirilmiş et.

ham Türkçesi nedir?

ham kelimesinin Türkçe çevirileri: jambon, but, domuz budu, abartılı oyuncu, şovmen, radyo amatörü.

ham nasıl okunur?

/hæm/ diye okunur.

ham cümle içinde nasıl kullanılır?

I had a ham sandwich. She added slices of ham to the salad.

ham kelimesini okurken öğren

LookItUp, okuduğun cümleye uyan anlamı Türkçe gösterir ve yeni kelimeleri kısa tekrar kartlarına çevirir.

Çok yakında App Store'da iPhone ve iPad için LookItUp

ham ile kurulan ifadeler

EnglishEspañolFrançaisDeutschItaliano日本語

Diğer kelimeler