ham
İngilizce “ham” kelimesinin Türkçe anlamı, çevirisi ve okunuşu
Okunuşu: ABD /hæm/
ham Türkçede: jambon, but, domuz budu, abartılı oyuncu, şovmen, radyo amatörü
isim
jambon
Domuzun arka bacağından elde edilen, tuzlanarak veya tütsülenerek saklanabilir hale getirilmiş et.
Basit İngilizce açıklama: Meat from a pig's back leg, preserved with salt or smoke and eaten as food.
- I had a ham sandwich.
- She added slices of ham to the salad.
- Would you like ham and cheese?
but, domuz budu
Domuzun veya başka bir hayvanın et olarak kullanılmak üzere kesilmiş arka bacağının üst kısmı.
Basit İngilizce açıklama: The upper back leg of a pig or another animal, cut off to be used as meat.
- The butcher cut off the ham.
- We bought a fresh ham to roast.
- The farmer salted both hams from the pig.
abartılı oyuncu, şovmen
Çoğu zaman dikkat çekmek için duygularını veya davranışlarını abartan oyuncu.
Basit İngilizce açıklama: A performer who shows feelings or behaves in an exaggerated way, often to get attention.
- That actor is a real ham.
- She becomes a ham whenever a camera appears.
- The audience loved the old ham's dramatic gestures.
radyo amatörü, amatör telsizci
Hobi olarak telsiz cihazlarıyla başka insanlarla iletişim kuran kişi.
Basit İngilizce açıklama: Someone who uses radio equipment to communicate with other people as a hobby.
- My uncle is a radio ham.
- The local hams helped relay emergency messages.
- A ham in Canada answered our signal.
uyluğun arka kısmı
İnsanın veya hayvanın üst bacağının arka bölümü.
Basit İngilizce açıklama: The back part of a person's or animal's upper leg.
- His hams ached after the long ride.
- The horse had strong, muscular hams.
- He rubbed the sore flesh of his ham.
diz arkası, diz çukuru
Dizin arka tarafındaki çukur bölge.
Basit İngilizce açıklama: The hollow area at the back of the knee.
- The ham lies behind the knee.
- He felt a sharp pain in his ham.
- The physician examined the hollow of her ham.
fiil
abartılı oynamak, şov yapmak
Özellikle insanları eğlendirmek için abartılı davranmak veya duygularını abartarak göstermek.
Basit İngilizce açıklama: To act or show feelings in an exaggerated way, especially to entertain people.
- He loves to ham it up.
- She hammed it up whenever the camera turned toward her.
- Stop hamming it up and play the scene naturally.
ham hakkında sık sorulanlar
ham ne demek?
“ham” Türkçede “jambon” demektir. Domuzun arka bacağından elde edilen, tuzlanarak veya tütsülenerek saklanabilir hale getirilmiş et.
ham Türkçesi nedir?
ham kelimesinin Türkçe çevirileri: jambon, but, domuz budu, abartılı oyuncu, şovmen, radyo amatörü.
ham nasıl okunur?
/hæm/ diye okunur.
ham cümle içinde nasıl kullanılır?
I had a ham sandwich. She added slices of ham to the salad.
ham kelimesini okurken öğren
LookItUp, okuduğun cümleye uyan anlamı Türkçe gösterir ve yeni kelimeleri kısa tekrar kartlarına çevirir.
Çok yakında App Store'da iPhone ve iPad için LookItUpham ile kurulan ifadeler
- ham it up
- ham up
- ham sandwich
EnglishEspañolFrançaisDeutschItaliano日本語