LookItUp

gone bad

İngilizce “gone bad” kelimesinin Türkçe anlamı, çevirisi ve okunuşu

Okunuşu: ABD /ˌɡɔn ˈbæd/ · İngiltere /ˌɡɒn ˈbæd/

gone bad Türkçede: bozulmuş, çürümüş, yoldan çıkmış, yozlaşmış, şiddete dönüşmüş, kanlı sonuçlanmış

sıfat

BOZULMUŞ ÜRÜNB1

bozulmuş, çürümüş

Yiyecek veya saklanan başka bir ürünün eskime ya da zarar görme nedeniyle güvenle kullanılamaz hale gelmiş olması.

Basit İngilizce açıklama: Food or another stored product has become too old or damaged to use safely.

  • The milk has gone bad.
  • We threw away some meat that had gone bad.
  • Has this paint gone bad after years in the shed?

Eş anlamlılar: spoiled, rotten, off

Zıt anlamlılar: fresh

Sık kullanılan kalıplar: milk gone bad, food gone bad, already gone bad

YOZLAŞMIŞ DAVRANIŞB2

yoldan çıkmış, yozlaşmış

Bir kişinin veya grubun düzgün davranmayı bırakıp dürüst olmayan ya da suç oluşturan işler yapmaya başlamış olması.

Basit İngilizce açıklama: A person or group has stopped behaving well and started doing dishonest or criminal things.

  • He was a good man gone bad.
  • The film follows a police officer who has gone bad.
  • They discovered that their trusted business partner had gone bad.

Eş anlamlılar: corrupt, crooked

Sık kullanılan kalıplar: a cop gone bad, people gone bad, a company gone bad

ŞİDDETE DÖNÜŞMEB2

şiddete dönüşmüş, kanlı sonuçlanmış

Bir suçun beklenmedik şekilde şiddete dönüşüp birine ciddi zarar vermiş olması.

Basit İngilizce açıklama: A crime has unexpectedly become violent and caused serious harm to someone.

  • Police described a robbery gone bad.
  • Two people were shot during a drug deal gone bad.
  • The victim was badly hurt in a theft that had gone bad.

Sık kullanılan kalıplar: a robbery gone bad, drug deal gone bad, a theft gone bad

TEHLİKELİ BÖLGEC1

güvensiz hale gelmiş, tehlikeli hale gelmiş

Bir bölgenin yaşamak veya ziyaret etmek için tehlikeli hale gelmiş olması.

Basit İngilizce açıklama: An area has become dangerous to live in or visit.

  • The neighbourhood has gone bad.
  • They moved away from an area that had gone bad.
  • It is sad to see our old district gone bad.

Eş anlamlılar: unsafe, dangerous

Zıt anlamlılar: safe

Sık kullanılan kalıplar: a neighbourhood gone bad, an area gone bad, a district gone bad

gone bad hakkında sık sorulanlar

gone bad ne demek?

“gone bad” Türkçede “bozulmuş” demektir. Yiyecek veya saklanan başka bir ürünün eskime ya da zarar görme nedeniyle güvenle kullanılamaz hale gelmiş olması.

gone bad Türkçesi nedir?

gone bad kelimesinin Türkçe çevirileri: bozulmuş, çürümüş, yoldan çıkmış, yozlaşmış, şiddete dönüşmüş, kanlı sonuçlanmış.

gone bad nasıl okunur?

Amerikan İngilizcesinde /ˌɡɔn ˈbæd/, İngiliz İngilizcesinde /ˌɡɒn ˈbæd/ diye okunur.

gone bad cümle içinde nasıl kullanılır?

The milk has gone bad. We threw away some meat that had gone bad.

gone bad kelimesini okurken öğren

LookItUp, okuduğun cümleye uyan anlamı Türkçe gösterir ve yeni kelimeleri kısa tekrar kartlarına çevirir.

Çok yakında App Store'da iPhone ve iPad için LookItUp

EnglishEspañolFrançaisDeutschItaliano日本語

Diğer kelimeler