LookItUp

black

İngilizce “black” kelimesinin Türkçe anlamı

ABD /blæk/

black Türkçede: siyah, kara, siyahi, karanlık, zifiri, sade

sıfat

SİYAH RENKA1

siyah, kara

Kömür veya yıldızsız gece göğü gibi en koyu renkte olan.

Basit İngilizce açıklama: Having the darkest color, like coal or the sky on a night without stars.

  • He wore black shoes.
  • She painted the door black.
  • Is that your black cat?

Zıt anlamlılar: white

Sık kullanılan kalıplar: black shoes, black hair, black paint

SİYAHİA2

siyah, siyahi

Ailesinin kökeni Afrika’ya dayanan, çoğunlukla koyu tenli bir insan topluluğuna ait olan.

Basit İngilizce açıklama: Belonging to a group of people with African family origins, often with dark skin.

  • She is the first Black woman to lead the team.
  • Many Black students joined the discussion.
  • He spoke about his experiences as a Black man.

Eş anlamlılar: dark, swart

Sık kullanılan kalıplar: black people, black woman, black students

ZİFİRİ KARANLIKB1

karanlık, zifiri

Hiç ışık olmadığı için tamamen karanlık olan.

Basit İngilizce açıklama: Completely dark because there is no light.

  • The room was completely black.
  • We walked through a black tunnel.
  • The sky grew black as the last light faded.

Eş anlamlılar: dark, unlit

Zıt anlamlılar: bright

Sık kullanılan kalıplar: pitch black, black night, black sky

KÜLTÜR VE TARİHB1

siyahi, siyah

Aile kökeni Afrika’ya dayanan insanların yaşamı, tarihi veya kültürüyle ilgili olan.

Basit İngilizce açıklama: Relating to the lives, history, or culture of people with African family origins.

  • We are studying Black history.
  • The museum celebrates Black culture.
  • She teaches a course on Black literature.

Sık kullanılan kalıplar: black history, black culture, black literature

SÜTSÜZA2

sade, sütsüz

İçine süt veya krema eklenmeden sunulan kahve ya da çay.

Basit İngilizce açıklama: Coffee or tea served without milk or cream.

  • I drink my coffee black.
  • She ordered two black coffees.
  • Would you like your tea black?

Sık kullanılan kalıplar: black coffee, black tea

KÖTÜLÜKC1

kara, kötü

Çok kötü, kötülük dolu veya korkunç olaylarla bağlantılı olan.

Basit İngilizce açıklama: Very bad, evil, or connected with terrible events.

  • It was a black day for the village.
  • The story tells of his black deeds.
  • She feared the power of black magic.

Eş anlamlılar: evil, wicked

Sık kullanılan kalıplar: black day, black deeds, black magic

isim

SİYAH RENKA1

siyah, kara

Kömür veya mürekkep gibi en koyu renk.

Basit İngilizce açıklama: The darkest color, like coal or ink.

  • Black is my favorite color.
  • She always wears black.
  • Mix a little black into the blue paint.

Eş anlamlılar: blackness

Zıt anlamlılar: white

Sık kullanılan kalıplar: in black, wear black, black and white

KÂRB2

kâr

Kazanılan paranın harcanan paradan fazla olduğu mali durum.

Basit İngilizce açıklama: A financial position in which you earn more money than you spend.

  • The business is finally in the black.
  • Higher sales brought our accounts back into the black.
  • Will the company stay in the black this year?

Nasıl kullanılır: in the black (Our shop ended the year in the black.)

Eş anlamlılar: profit

Zıt anlamlılar: loss

Sık kullanılan kalıplar: in the black, into the black

black kelimesini okurken öğren

LookItUp, okuduğun cümleye uyan anlamı Türkçe gösterir ve yeni kelimeleri kısa tekrar kartlarına çevirir.

Çok yakında App Store'da iPhone ve iPad için LookItUp

black ile kurulan ifadeler

EnglishEspañolFrançaisDeutschItaliano日本語

Diğer kelimeler