LookItUp

frontline

İngilizce “frontline” kelimesinin Türkçe anlamı, çevirisi ve okunuşu

Okunuşu: ABD /ˈfrʌntˌlaɪn/ · İngiltere /ˈfrʌntlaɪn/

frontline Türkçede: ön cephedeki, ön saftaki, öncü, önde gelen

sıfat

ÖN SAFTAB2

ön cephedeki, ön saftaki

Çatışmanın yaşandığı yerde bulunan veya bir sorunla ya da halkla doğrudan ilgilenen.

Basit İngilizce açıklama: Working or positioned where fighting happens or where people deal directly with a problem or the public.

  • Frontline troops needed more supplies.
  • The hospital gave frontline nurses extra support.
  • Frontline staff deal with customer complaints every day.

Sık kullanılan kalıplar: frontline troops, frontline workers, frontline staff

ÖNCÜ KONUMC1

öncü, önde gelen

Bir alanda en ileri veya en önemli olanlar arasında yer alan.

Basit İngilizce açıklama: Among the most advanced or important in a particular area.

  • The lab focuses on frontline research.
  • Their engineers develop frontline technology.
  • This drug remains a frontline treatment for the disease.

Eş anlamlılar: leading, advanced, foremost

Sık kullanılan kalıplar: frontline research, frontline technology, frontline treatment

frontline hakkında sık sorulanlar

frontline ne demek?

“frontline” Türkçede “ön cephedeki” demektir. Çatışmanın yaşandığı yerde bulunan veya bir sorunla ya da halkla doğrudan ilgilenen.

frontline Türkçesi nedir?

frontline kelimesinin Türkçe çevirileri: ön cephedeki, ön saftaki, öncü, önde gelen.

frontline nasıl okunur?

Amerikan İngilizcesinde /ˈfrʌntˌlaɪn/, İngiliz İngilizcesinde /ˈfrʌntlaɪn/ diye okunur.

frontline cümle içinde nasıl kullanılır?

Frontline troops needed more supplies. The hospital gave frontline nurses extra support.

frontline kelimesini okurken öğren

LookItUp, okuduğun cümleye uyan anlamı Türkçe gösterir ve yeni kelimeleri kısa tekrar kartlarına çevirir.

Çok yakında App Store'da iPhone ve iPad için LookItUp

EnglishEspañolFrançaisDeutschItaliano日本語

Diğer kelimeler