LookItUp

frank

İngilizce “frank” kelimesinin Türkçe anlamı

ABD /fræŋk/

frank Türkçede: açık sözlü, dürüst, belirgin, aşikâr, sosis, posta damgası

sıfat

AÇIK SÖZLÜLÜKB2

açık sözlü, dürüst

Karşısındakini üzebilecek olsa bile düşündüğünü dürüstçe ve doğrudan söyleyen.

Basit İngilizce açıklama: Honest and direct about what you think, even when this may upset someone.

  • Please be frank with me.
  • We had a frank discussion about money.
  • His frank answer surprised everyone.

Nasıl kullanılır: be frank with someone about something (She was frank with me about the risks.)

Eş anlamlılar: candid, direct, honest

Zıt anlamlılar: evasive, dishonest

Sık kullanılan kalıplar: frank with someone, frank discussion, be frank

BELİRGİN DURUMC2

belirgin, aşikâr

Özellikle hastalık veya belirtileri için, varlığı açıkça görülen ve kolayca fark edilen.

Basit İngilizce açıklama: Clearly present and easy to recognize, especially when describing an illness or its signs.

  • The patient had frank bleeding.
  • Tests showed frank diabetes rather than a slight rise in blood sugar.
  • The doctor found no signs of frank infection.

Eş anlamlılar: obvious, evident, unmistakable

Sık kullanılan kalıplar: frank diabetes, frank bleeding, frank infection

isim

SOSİSB2

sosis

Genellikle ısıtılıp sandviç ekmeği içinde yenen uzun, ince sosis.

Basit İngilizce açıklama: A long, thin sausage, often heated and eaten in a bread roll.

  • I ate a frank with mustard.
  • We grilled some franks for lunch.
  • Would you like another frank in your bun?

Eş anlamlılar: frankfurter, hot dog

Sık kullanılan kalıplar: grilled frank, beef frank, frank with mustard

POSTA DAMGASIC2

posta damgası

Zarfa pul yerine basılan ve gönderim iznini gösteren işaret.

Basit İngilizce açıklama: A printed mark on an envelope that replaces a stamp and shows permission to send it.

  • The envelope has a printed frank.
  • The clerk checked the frank before sorting the letter.
  • These franks show that postage was paid.

Eş anlamlılar: postage mark

Sık kullanılan kalıplar: postage frank, printed frank, official frank

GRİ BALIKÇILC2

gri balıkçıl

Su kenarında beslenen, uzun bacaklı ve uzun boyunlu büyük gri kuş.

Basit İngilizce açıklama: A large grey bird with long legs and a long neck that feeds near water.

  • A frank stood beside the pond.
  • The frank caught a fish in its long beak.
  • Two franks flew above the marsh.

Eş anlamlılar: grey heron

Sık kullanılan kalıplar: grey frank, frank by water

fiil

POSTA DAMGALAMAC2

posta damgası basmak

Zarfa pul yapıştırmak yerine resmî bir posta damgası basmak.

Basit İngilizce açıklama: To print an official postage mark on an envelope instead of putting a stamp on it.

  • Please frank these envelopes.
  • The office machine franked all the letters.
  • Have you franked the outgoing mail?

Sık kullanılan kalıplar: frank an envelope, frank the mail, frank a letter

frank kelimesini okurken öğren

LookItUp, okuduğun cümleye uyan anlamı Türkçe gösterir ve yeni kelimeleri kısa tekrar kartlarına çevirir.

Çok yakında App Store'da iPhone ve iPad için LookItUp

EnglishEspañolFrançaisDeutschItaliano日本語

Diğer kelimeler