fork
İngilizce “fork” kelimesinin Türkçe anlamı, çevirisi ve okunuşu
Okunuşu: ABD /fɔrk/ · İngiltere /fɔːk/
Diğer biçimleri: forks
fork Türkçede: çatal, yol ayrımı, çatallanma, maşa, ön çatal, çatallanmak
isim
çatal
Yiyeceği almak veya keserken tutmak için kullanılan, birkaç sivri ucu olan küçük araç.
Basit İngilizce açıklama: A small tool with several points, used to pick up food or hold it while cutting.
- I need a fork.
- She ate her salad with a fork.
- Put the forks beside the plates.
yol ayrımı, çatallanma
Bir yolun, patikanın veya başka uzun bir şeyin iki kola ayrıldığı yer.
Basit İngilizce açıklama: A place where a road, path, or other long thing divides into two branches.
- Turn left at the fork.
- We reached a fork in the road after lunch.
- A bird had built its nest in a fork of the tree.
maşa, ön çatal
Bisiklet veya motosikletin ön tekerleğini tutan ve gidonla birlikte çeviren parça.
Basit İngilizce açıklama: The part of a bicycle or motorcycle that holds the front wheel and turns it when you steer.
- The bike has a bent fork.
- This suspension fork makes rough paths more comfortable.
- The mechanic replaced the motorcycle's front fork.
çatal
Satrançta bir taşın aynı anda rakibin iki veya daha fazla taşına saldırması.
Basit İngilizce açıklama: A chess move in which one piece attacks two or more of the other player's pieces at once.
- His knight created a fork.
- A fork threatened both my king and my queen.
- She spotted the fork before moving her rook.
fiil
çatallanmak, ayrılmak
Bir yolun veya başka bir şeyin iki ya da daha fazla kola ayrılması.
Basit İngilizce açıklama: To divide into two or more branches or separate paths.
- The road forks ahead.
- We forked left after passing the bridge.
- The river forks into two channels near the village.
çatalla taşımak, yabayla taşımak
Yiyecek, saman veya başka bir şeyi çatal ya da yaba gibi sivri uçlu bir araçla kaldırmak veya taşımak.
Basit İngilizce açıklama: To lift or move food, hay, or something else using a tool with points.
- He forked hay into the wagon.
- She forked another piece of cake into her mouth.
- We forked the straw into a pile.
fork hakkında sık sorulanlar
fork ne demek?
“fork” Türkçede “çatal” demektir. Yiyeceği almak veya keserken tutmak için kullanılan, birkaç sivri ucu olan küçük araç.
fork Türkçesi nedir?
fork kelimesinin Türkçe çevirileri: çatal, yol ayrımı, çatallanma, maşa, ön çatal, çatallanmak.
fork nasıl okunur?
Amerikan İngilizcesinde /fɔrk/, İngiliz İngilizcesinde /fɔːk/ diye okunur.
fork cümle içinde nasıl kullanılır?
I need a fork. She ate her salad with a fork.
fork kelimesini okurken öğren
LookItUp, okuduğun cümleye uyan anlamı Türkçe gösterir ve yeni kelimeleri kısa tekrar kartlarına çevirir.
Çok yakında App Store'da iPhone ve iPad için LookItUpfork ile kurulan ifadeler
- fork in the road
- fork over: parayı vermek, parayı bayılmak
- fork found in kitchen
EnglishEspañolFrançaisDeutschItaliano日本語