LookItUp

finesse

İngilizce “finesse” kelimesinin Türkçe anlamı, çevirisi ve okunuşu

Okunuşu: ABD /fɪˈnɛs/ · İngiltere /fɪˈnes/

finesse Türkçede: incelik, ustalık, zarafet, ustaca hamle, manevra, empas

isim

İNCELİKLİ USTALIKC1

incelik, ustalık

İnsanlarla veya zor durumlarla dikkatli ve akıllıca başa çıkma becerisi.

Basit İngilizce açıklama: Skill in dealing with people or difficult situations in a careful, clever way.

  • She handled the complaint with finesse.
  • The talks required considerable finesse.
  • His political finesse helped settle the dispute.

Eş anlamlılar: tact, skill, diplomacy

Zıt anlamlılar: clumsiness

Sık kullanılan kalıplar: with finesse, diplomatic finesse, handle with finesse

ZARAFETC1

zarafet, incelik

Bir şeyin yapılışındaki güzellik, akıcılık veya ince ustalık.

Basit İngilizce açıklama: A quality of beauty, smoothness, or fine skill in how something is done.

  • Her dancing has real finesse.
  • The performance combined power with finesse.
  • His playing lacked the finesse of the older musicians.

Eş anlamlılar: elegance, grace, refinement

Zıt anlamlılar: clumsiness

Sık kullanılan kalıplar: artistic finesse, technical finesse, lack finesse

USTACA HAMLEC2

ustaca hamle, manevra

İstenen sonuca ulaşmak için yapılan akıllıca hamle.

Basit İngilizce açıklama: A clever action used to get the result you want.

  • It was a clever finesse.
  • That tactical finesse saved the agreement.
  • She won through a series of small finesses.

Eş anlamlılar: manoeuvre, ploy

Sık kullanılan kalıplar: a clever finesse, a tactical finesse

KART OYUNU TAKTİĞİC2

empas

Rakibin güçlü kartının kimde olduğunu hesaba katarak el kazanmaya yönelik kart oynama taktiği.

Basit İngilizce açıklama: A card-playing move that tries to win by taking advantage of where an opponent’s stronger card is.

  • The finesse won the trick.
  • She tried a finesse against the king.
  • Their second finesse failed because the queen was in the wrong hand.

Sık kullanılan kalıplar: take a finesse, successful finesse, diamond finesse

fiil

USTALIKLA YÖNETMEKC1

ustalıkla yönetmek, incelikle halletmek

Bir işi dikkatle ve akıllıca yürütmek; bazen insanları fark ettirmeden yönlendirmek.

Basit İngilizce açıklama: To manage something carefully and cleverly, sometimes by controlling people without their noticing.

  • She finessed the details of the deal.
  • He finessed a difficult negotiation.
  • We need someone who can finesse these arrangements.

Eş anlamlılar: manage, handle, manipulate

Sık kullanılan kalıplar: finesse a deal, finesse the details, finesse an arrangement

USTALIKLA KAÇINMAKC2

ustalıkla savuşturmak, kurnazca atlatmak

Akıllıca bir bahane veya planla bir sorundan ya da zor sorudan kaçınmak.

Basit İngilizce açıklama: To avoid a problem or difficult question by using a clever excuse or plan.

  • He tried to finesse the question.
  • They finessed the problem with a clever legal argument.
  • Can we finesse this difficulty without delaying the deal?

Eş anlamlılar: sidestep, evade, circumvent

Sık kullanılan kalıplar: finesse a problem, finesse the issue, finesse a question

KANDIRARAK ELDE ETMEKC2

kandırarak elde etmek

Birini kandırarak veya kurnazca etkileyerek ondan bir şey elde etmek.

Basit İngilizce açıklama: To get something from someone by tricking them or cleverly influencing them.

  • He finessed free tickets from the promoter.
  • She finessed some cash from an unsuspecting tourist.
  • They tried to finesse a refund from the shop.

Nasıl kullanılır: finesse something from someone (He finessed a free meal from the owner.)

Eş anlamlılar: con, swindle

Sık kullanılan kalıplar: finesse something from someone, finesse free tickets

KART OYUNUC2

empas yapmak

Rakiplerden hangisinde daha güçlü kart olabileceğini hesaplayarak buna göre bir kart oynamak.

Basit İngilizce açıklama: To try a card-playing move based on which opponent may hold a stronger card.

  • She decided to finesse.
  • He finessed the queen and won the trick.
  • Should we finesse against the king?

Nasıl kullanılır: finesse against a card (They finessed against the king of spades.)

Sık kullanılan kalıplar: finesse the queen, finesse against someone, finesse in hearts

finesse hakkında sık sorulanlar

finesse ne demek?

“finesse” Türkçede “incelik” demektir. İnsanlarla veya zor durumlarla dikkatli ve akıllıca başa çıkma becerisi.

finesse Türkçesi nedir?

finesse kelimesinin Türkçe çevirileri: incelik, ustalık, zarafet, ustaca hamle, manevra, empas.

finesse nasıl okunur?

Amerikan İngilizcesinde /fɪˈnɛs/, İngiliz İngilizcesinde /fɪˈnes/ diye okunur.

finesse cümle içinde nasıl kullanılır?

She handled the complaint with finesse. The talks required considerable finesse.

finesse kelimesini okurken öğren

LookItUp, okuduğun cümleye uyan anlamı Türkçe gösterir ve yeni kelimeleri kısa tekrar kartlarına çevirir.

Çok yakında App Store'da iPhone ve iPad için LookItUp

EnglishEspañolFrançaisDeutschItaliano日本語

Diğer kelimeler