familiar
İngilizce “familiar” kelimesinin Türkçe anlamı
ABD /fəˈmɪljɚ/ · İngiltere /fəˈmɪliə/
familiar Türkçede: tanıdık, bildik, aşina, bilgili, samimi, laubali
sıfat
tanıdık, bildik
Daha önce gördüğün, duyduğun veya yaşadığın için tanıdığın.
Basit İngilizce açıklama: Recognized because you have seen, heard, or experienced it before.
- That voice sounds familiar.
- She saw several familiar faces at the meeting.
- Is this place familiar to you?
aşina, bilgili
Daha önce öğrenmiş veya kullanmış olduğu için bir şeyi bilen.
Basit İngilizce açıklama: Knowing something because you have learned about it or used it before.
- I am familiar with these rules.
- She became familiar with the town during her stay.
- How familiar are you with this computer system?
samimi, laubali
Yakın bir ilişki varmış gibi samimi davranan; bazen uygun olandan fazla yakınlık gösteren.
Basit İngilizce açıklama: Friendly and personal in a way that suggests a close relationship, sometimes more than is appropriate.
- He spoke in a familiar tone.
- We are on familiar terms with the family next door.
- Her manager became too familiar and asked personal questions.
isim
yardımcı ruh
Cadıya veya büyücüye yardım eden, çoğunlukla hayvan görünümündeki ruh.
Basit İngilizce açıklama: A spirit that helps a witch or magician, often appearing as an animal.
- The witch’s familiar was a small owl.
- Her familiar helped her find the missing spell book.
- In the story, magicians can summon animal familiars.
familiar kelimesini okurken öğren
LookItUp, okuduğun cümleye uyan anlamı Türkçe gösterir ve yeni kelimeleri kısa tekrar kartlarına çevirir.
Çok yakında App Store'da iPhone ve iPad için LookItUpEnglishEspañolFrançaisDeutschItaliano日本語