LookItUp

draft

İngilizce “draft” kelimesinin Türkçe anlamı

ABD /dræft/ · İngiltere /drɑːft/

draft Türkçede: taslak, askere alma, oyuncu seçimi, cereyan, hava akımı, fıçı bira

isim

İLK METİNB1

taslak

Henüz son hâlini almamış, üzerinde değişiklik yapılabilecek yazılı metin.

Basit İngilizce açıklama: A version of a piece of writing that may still need changes.

  • This is my first draft.
  • She made several changes to the draft of her speech.
  • Have you finished the new draft yet?

Nasıl kullanılır: draft of something (I sent her a draft of my report.)

Eş anlamlılar: version

Sık kullanılan kalıplar: first draft, rough draft, draft of something

ÜYE SEÇİMİB2

askere alma, oyuncu seçimi

Askerlik yapacak kişileri veya bir spor takımının yeni oyuncularını seçme sistemi.

Basit İngilizce açıklama: A system for choosing military members or new players for a sports team.

  • He opposed the military draft.
  • The team selected a goalkeeper in the draft.
  • Many young men feared the draft during the war.

Sık kullanılan kalıplar: military draft, the draft, draft pick

HAVA AKIMIB2

cereyan, hava akımı

Odaya giren veya odanın içinden geçen, genellikle üşüten hava akımı.

Basit İngilizce açıklama: A stream of air entering or moving through a room, often making it feel cold.

  • I can feel a cold draft.
  • Close the door to stop the draft.
  • These old windows let in drafts all winter.

Nasıl kullanılır: draft from something (There is a draft from the window.)

Eş anlamlılar: draught

Sık kullanılan kalıplar: cold draft, feel a draft, draft from something

FIÇI BİRAB2

fıçı bira

Büyük bir fıçıdan muslukla doldurularak servis edilen bira.

Basit İngilizce açıklama: Beer served from a large container through a tap.

  • This beer is available on draft.
  • I ordered a cold draft at the bar.
  • Which local beers do you have on draft?

Eş anlamlılar: draught beer, draft beer

Sık kullanılan kalıplar: on draft, local draft, cold draft

SU ÇEKİMİC1

su çekimi

Su yüzeyi ile geminin en alt noktası arasındaki dikey mesafe.

Basit İngilizce açıklama: The distance from the surface of the water to the lowest part of a ship.

  • The ship has a shallow draft.
  • Its draft is too deep for this harbour.
  • Loaded vessels have a greater draft than empty ones.

Sık kullanılan kalıplar: deep draft, shallow draft, ship’s draft

BİR YUDUMC2

yudum

Tek seferde yutularak içilen sıvı miktarı.

Basit İngilizce açıklama: An amount of liquid drunk in one swallow.

  • He drank a deep draft of water.
  • One draft emptied the small cup.
  • She took several long drafts from the bottle.

Nasıl kullanılır: draft of something (He took a long draft of water.)

Eş anlamlılar: draught, swallow, gulp

Sık kullanılan kalıplar: long draft, deep draft, draft of water

fiil

TASLAK YAZMAB2

taslak hazırlamak, kaleme almak

Sonradan değiştirilebilecek bir metnin ilk hâlini yazmak.

Basit İngilizce açıklama: To write a first version of something that may need changes.

  • I drafted a short letter.
  • The lawyer is drafting our contract.
  • Could you draft a proposal before Friday?

Eş anlamlılar: write, draw up

Sık kullanılan kalıplar: draft a letter, draft an agreement, draft a proposal

ASKERE ALMAB2

askere almak

Birini zorunlu olarak askerlik yapmaya çağırmak.

Basit İngilizce açıklama: To require someone to join the armed forces.

  • The army drafted him at eighteen.
  • Thousands of men were drafted during the war.
  • Would the government draft women as well?

Nasıl kullanılır: draft someone into something (The government drafted him into the army.)

Eş anlamlılar: conscript, call up

Sık kullanılan kalıplar: draft someone, draft into service, draft into something

draft kelimesini okurken öğren

LookItUp, okuduğun cümleye uyan anlamı Türkçe gösterir ve yeni kelimeleri kısa tekrar kartlarına çevirir.

Çok yakında App Store'da iPhone ve iPad için LookItUp

draft ile kurulan ifadeler

EnglishEspañolFrançaisDeutschItaliano日本語

Diğer kelimeler