LookItUp

dial

İngilizce “dial” kelimesinin Türkçe anlamı, çevirisi ve okunuşu

Okunuşu: ABD /ˈdaɪəl/

Diğer biçimleri: dials, dialing, dialed

dial Türkçede: numara çevirmek, aramak, ayarlamak, bağlanmak, ayar düğmesi, radyo kadranı

fiil

TELEFONLA ARAMAB1

numara çevirmek, aramak

Telefon görüşmesi başlatmak için telefon numarasını girmek.

Basit İngilizce açıklama: To enter a telephone number in order to make a call.

  • Dial this number for help.
  • I dialled the wrong number twice.
  • Can you dial her office directly?

Eş anlamlılar: call, phone

Sık kullanılan kalıplar: dial a number, dial someone directly, dial the extension

AYARLAMAB2

ayarlamak

Bir düğmeyi çevirerek veya benzer bir yöntemle bir ayarı seçmek ya da değiştirmek.

Basit İngilizce açıklama: To choose or change a setting by turning a control, or in a similar way.

  • Dial the heat down a little.
  • He dialled the amplifier to its highest setting.
  • We dialled in the speed before starting the machine.

Nasıl kullanılır: dial something to something (She dialled the temperature to twenty degrees.); dial something up/down (Please dial the volume down.); dial in something (He dialled in the correct frequency.)

Eş anlamlılar: adjust, set

Sık kullanılan kalıplar: dial something up, dial something down, dial in something

BİLGİSAYAR BAĞLANTISIC2

bağlanmak

Bir bilgisayardan başka bir bilgisayara veya çevrimiçi hizmete bağlantı başlatmak.

Basit İngilizce açıklama: To start a connection from a computer to another computer or online service.

  • The client failed to dial the server.
  • Our program dials the database when it starts.
  • Check the network address before dialling the remote service.

Eş anlamlılar: connect

Sık kullanılan kalıplar: dial a server, dial the database, dial a service

isim

AYAR DÜĞMESİB1

ayar düğmesi, radyo kadranı

Radyo istasyonlarını gösteren panel veya istasyon ya da ayar seçmek için çevrilen yuvarlak düğme.

Basit İngilizce açıklama: A radio panel showing stations, or a round control you turn to choose a station or setting.

  • Turn the dial to another station.
  • The radio dial glowed in the dark.
  • She adjusted the dial until the music became clear.

Eş anlamlılar: knob, tuning control

Sık kullanılan kalıplar: radio dial, turn the dial, tuning dial

ÖLÇÜM KADRANIB2

kadran

Üzerindeki işaretler ve hareketli ibreyle bir ölçüm değerini gösteren yuvarlak yüzey.

Basit İngilizce açıklama: A round surface with marks and a moving pointer that shows a measurement.

  • The dial shows the pressure.
  • A needle moved across the dial.
  • The watch has a large white dial.

Eş anlamlılar: face

Sık kullanılan kalıplar: clock dial, pressure dial, read the dial

TELEFON KADRANIB2

telefon kadranı

Eski telefonlarda, numaranın her rakamını girmek için çevrilen yuvarlak parça.

Basit İngilizce açıklama: A round part on an older telephone that you turn to enter each number.

  • The old telephone has a dial.
  • Put your finger in the dial and turn it.
  • The dial returned slowly after each number.

Sık kullanılan kalıplar: rotary dial, telephone dial, dial phone

dial hakkında sık sorulanlar

dial ne demek?

“dial” Türkçede “numara çevirmek” demektir. Telefon görüşmesi başlatmak için telefon numarasını girmek.

dial Türkçesi nedir?

dial kelimesinin Türkçe çevirileri: numara çevirmek, aramak, ayarlamak, bağlanmak, ayar düğmesi, radyo kadranı.

dial nasıl okunur?

/ˈdaɪəl/ diye okunur.

dial cümle içinde nasıl kullanılır?

Dial this number for help. I dialled the wrong number twice.

dial kelimesini okurken öğren

LookItUp, okuduğun cümleye uyan anlamı Türkçe gösterir ve yeni kelimeleri kısa tekrar kartlarına çevirir.

Çok yakında App Store'da iPhone ve iPad için LookItUp

dial ile kurulan ifadeler

EnglishEspañolFrançaisDeutschItaliano日本語

Diğer kelimeler