cry
İngilizce “cry” kelimesinin Türkçe anlamı
ABD /kraɪ/
cry Türkçede: ağlamak, bağırmak, haykırmak, ağlayarak uyumak, ağlamaktan bitkin düşmek, ilan etmek
fiil
ağlamak
Üzüntü, acı veya büyük sevinç nedeniyle gözlerinden yaş gelmesi.
Basit İngilizce açıklama: To have tears coming from your eyes because you feel sad, hurt, or very happy.
- The baby is crying.
- I cried when my dog died.
- Why are you crying?
bağırmak, haykırmak
Bir şeyi aniden yüksek sesle söylemek.
Basit İngilizce açıklama: To say something suddenly in a loud voice.
- "Help!" she cried.
- He cried out when he saw the fire.
- The children cried for us to wait.
ağlayarak uyumak, ağlamaktan bitkin düşmek
Ağlayarak kendini veya başkasını uykuya dalma, bitkinlik gibi belirli bir duruma getirmek.
Basit İngilizce açıklama: To bring yourself or someone else into a particular state by shedding tears.
- She cried herself to sleep.
- He had cried himself sick with worry.
- The child cried herself into exhaustion.
ilan etmek, duyurmak
Satılık malları veya kayıp eşyaları duyurur gibi, herkesin duyacağı şekilde yüksek sesle ilan etmek.
Basit İngilizce açıklama: To announce something loudly in public, such as goods for sale or lost property.
- Vendors would cry their goods in the square.
- The town official cried the news at noon.
- A servant was sent to cry the lost horse.
isim
çığlık, haykırış
Genellikle korku, acı veya heyecanla çıkarılan yüksek insan sesi.
Basit İngilizce açıklama: A loud sound someone makes with their voice, often because of fear, pain, or excitement.
- We heard a loud cry.
- She gave a cry of surprise.
- His cries for help woke the neighbors.
ağlama
Genellikle üzüntü nedeniyle bir süre gözyaşı dökme.
Basit İngilizce açıklama: A period of shedding tears, usually because you feel sad.
- I need a good cry.
- She felt better after a little cry.
- He had a quiet cry in his room.
hayvan sesi, ötüş
Belirli bir hayvan veya kuş türünün kendine özgü sesi.
Basit İngilizce açıklama: The usual sound made by a particular kind of animal or bird.
- We heard the cry of an owl.
- The gulls filled the harbor with their cries.
- Can you recognize that bird by its cry?
cry kelimesini okurken öğren
LookItUp, okuduğun cümleye uyan anlamı Türkçe gösterir ve yeni kelimeleri kısa tekrar kartlarına çevirir.
Çok yakında App Store'da iPhone ve iPad için LookItUpcry ile kurulan ifadeler
- cry out: haykırmak, bağırmak
- cry for help
- cry someone a river
- cry wolf
- cry off
- cry one's eyes out
- cry over spilt milk
- cry down
EnglishEspañolFrançaisDeutschItaliano日本語