LookItUp

crisp

İngilizce “crisp” kelimesinin Türkçe anlamı, çevirisi ve okunuşu

Okunuşu: ABD /krɪsp/

Diğer biçimleri: crisps

crisp Türkçede: gevrek, çıtır, serin ve kuru, ferah, net, keskin

sıfat

GEVREK DOKUB1

gevrek, çıtır

Isırıldığında veya kırıldığında keskin bir ses çıkaran, sertçe ve kolay kırılan.

Basit İngilizce açıklama: Firm and easy to break, making a sharp sound when you bite or break it.

  • The bacon is crisp.
  • These apples stay crisp for days.
  • Fry the potatoes until their edges are crisp.

Eş anlamlılar: crunchy, crispy

Zıt anlamlılar: soggy

Sık kullanılan kalıplar: crisp bacon, crisp lettuce, crisp biscuit

SERİN VE KURUB2

serin ve kuru, ferah

Hava için, hoş bir serinlik veren ve kuru olan.

Basit İngilizce açıklama: Pleasantly cool and dry, especially when describing the air or weather.

  • The morning air was crisp.
  • We walked outside on a crisp autumn day.
  • A crisp breeze blew across the lake.

Eş anlamlılar: fresh, bracing

Sık kullanılan kalıplar: crisp air, crisp morning, crisp autumn day

GÖRÜNTÜ NETLİĞİB2

net, keskin

Küçük ayrıntıları ve kenarları bulanıklık olmadan açıkça gösteren.

Basit İngilizce açıklama: Showing small details clearly, with sharp edges and no blur.

  • The picture is crisp.
  • This screen produces crisp images.
  • The camera captured every leaf in crisp detail.

Eş anlamlılar: sharp, clear, well-defined

Zıt anlamlılar: blurred, fuzzy

Sık kullanılan kalıplar: crisp image, crisp picture, crisp detail

TEMİZ VE DİRİB2

kolalı, düzgün

Özellikle kumaş veya kâğıt için, temiz, yeni görünümlü ve biraz sert duran.

Basit İngilizce açıklama: Clean, fresh, and slightly stiff, especially when describing cloth or paper.

  • He wore a crisp shirt.
  • The bed had crisp white sheets.
  • She handed me a crisp new banknote.

Eş anlamlılar: fresh, neat

Zıt anlamlılar: rumpled

Sık kullanılan kalıplar: crisp white shirt, crisp linen, crisp banknote

FERAH TATC1

ferah, canlı

Tadı taze, ferah ve hoş bir keskinliğe sahip olan.

Basit İngilizce açıklama: Having a fresh, pleasantly sharp taste.

  • This wine tastes crisp.
  • We served a crisp cider with lunch.
  • The dressing has a crisp lemon flavor.

Eş anlamlılar: refreshing, tangy

Sık kullanılan kalıplar: crisp white wine, crisp flavor, crisp cider

NET VE KESKİNC1

net, keskin, kesin

Hızlı, açık ve kontrollü olan; bazen sıcaklık veya samimiyet göstermeyen.

Basit İngilizce açıklama: Quick, clear, and controlled, sometimes without much warmth or friendliness.

  • She gave a crisp reply.
  • His crisp manner kept the meeting moving.
  • The dancers performed with crisp, precise movements.

Eş anlamlılar: brisk, precise, businesslike

Sık kullanılan kalıplar: crisp reply, crisp manner, crisp movements

isim

PATATES CİPSİA2

patates cipsi

Genellikle atıştırmalık olarak yenen, ince kesilip kuru ve gevrek olana kadar kızartılmış patates dilimi.

Basit İngilizce açıklama: A thin slice of potato fried until it is dry and crunchy, usually eaten as a snack.

  • She ate the last crisp.
  • I bought a bag of crisps.
  • Would you like some salt and vinegar crisps?

Eş anlamlılar: potato chip, chip

Sık kullanılan kalıplar: potato crisp, salted crisp, crisp packet

DİĞER CİPSLERB2

cips

Sebze, mısır veya başka malzemelerden yapılan, fırınlanmış ya da kızartılmış ince ve gevrek atıştırmalık.

Basit İngilizce açıklama: A thin, crunchy snack made from vegetables, corn, or other ingredients and baked or fried.

  • Try a kale crisp.
  • We baked vegetable crisps at home.
  • These corn crisps are lightly salted.

Eş anlamlılar: chip

Sık kullanılan kalıplar: kale crisp, vegetable crisp, prawn crisp

crisp hakkında sık sorulanlar

crisp ne demek?

“crisp” Türkçede “gevrek” demektir. Isırıldığında veya kırıldığında keskin bir ses çıkaran, sertçe ve kolay kırılan.

crisp Türkçesi nedir?

crisp kelimesinin Türkçe çevirileri: gevrek, çıtır, serin ve kuru, ferah, net, keskin.

crisp nasıl okunur?

/krɪsp/ diye okunur.

crisp cümle içinde nasıl kullanılır?

The bacon is crisp. These apples stay crisp for days.

crisp kelimesini okurken öğren

LookItUp, okuduğun cümleye uyan anlamı Türkçe gösterir ve yeni kelimeleri kısa tekrar kartlarına çevirir.

Çok yakında App Store'da iPhone ve iPad için LookItUp

EnglishEspañolFrançaisDeutschItaliano日本語

Diğer kelimeler