LookItUp

bun

İngilizce “bun” kelimesinin Türkçe anlamı, çevirisi ve okunuşu

Okunuşu: ABD /bʌn/

Diğer biçimleri: buns

bun Türkçede: küçük ekmek, çörek, topuz, küçük kek, kalça, topuz yapmak

isim

KÜÇÜK EKMEKA2

küçük ekmek, çörek

Bazen şeker veya baharat katılarak yapılan küçük, yuvarlak ekmek.

Basit İngilizce açıklama: A small round piece of bread, sometimes made with sugar or spices.

  • I bought a bun for lunch.
  • She spread butter on the warm buns.
  • Would you like a cinnamon bun with your coffee?

Eş anlamlılar: roll, bread roll

Sık kullanılan kalıplar: bread bun, burger bun, cinnamon bun

SAÇ TOPUZUB1

topuz

Saçın başın arkasında veya tepesinde yuvarlak biçimde sarılıp toplanmasıyla oluşan saç modeli.

Basit İngilizce açıklama: Hair twisted into a round shape at the back or top of the head.

  • She wears her hair in a bun.
  • His bun came loose during the game.
  • The dancers all had neat buns.

Eş anlamlılar: chignon, cock-up

Sık kullanılan kalıplar: messy bun, tight bun, hair bun

KÜÇÜK KEKB1

küçük kek

Genellikle tatlı olan ve çayla yenilen küçük, yuvarlak kek.

Basit İngilizce açıklama: A small round cake, often sweet and eaten with tea.

  • This bun tastes very sweet.
  • We baked chocolate buns for the party.
  • She served tea and small iced buns.

Eş anlamlılar: small cake

Sık kullanılan kalıplar: iced bun, chocolate bun, currant bun

KALÇAC1

kalça

Kalçanın iki yuvarlak bölümünden biri; genellikle çoğul biçimde kullanılır.

Basit İngilizce açıklama: One of the two round parts of your bottom, usually mentioned together in the plural.

  • These exercises work your buns.
  • He joked that his buns looked good in those jeans.
  • Her daily workout keeps her buns firm.

Eş anlamlılar: buttock, cheek

Sık kullanılan kalıplar: tight bun, firm bun

fiil

TOPUZ YAPMAC2

topuz yapmak

Saçı baş üzerinde yuvarlak biçimde sarıp sabitlemek.

Basit İngilizce açıklama: To twist and fasten hair into a round shape on the head.

  • She likes to bun her hair.
  • The stylist bunned her hair before the performance.
  • Can you bun my hair for the dance?

Sık kullanılan kalıplar: bun your hair, bun the hair

ATEŞ ETMEC2

vurmak

Birine silahla ateş etmek.

Basit İngilizce açıklama: To fire a gun at someone.

  • He threatened to bun his rival.
  • The gang leader told them to bun anyone who followed.
  • She heard him boast that he had bunned a rival.

Eş anlamlılar: shoot

Sık kullanılan kalıplar: bun someone, bun a rival

bun hakkında sık sorulanlar

bun ne demek?

“bun” Türkçede “küçük ekmek” demektir. Bazen şeker veya baharat katılarak yapılan küçük, yuvarlak ekmek.

bun Türkçesi nedir?

bun kelimesinin Türkçe çevirileri: küçük ekmek, çörek, topuz, küçük kek, kalça, topuz yapmak.

bun nasıl okunur?

/bʌn/ diye okunur.

bun cümle içinde nasıl kullanılır?

I bought a bun for lunch. She spread butter on the warm buns.

bun kelimesini okurken öğren

LookItUp, okuduğun cümleye uyan anlamı Türkçe gösterir ve yeni kelimeleri kısa tekrar kartlarına çevirir.

Çok yakında App Store'da iPhone ve iPad için LookItUp

EnglishEspañolFrançaisDeutschItaliano日本語

Diğer kelimeler