boundary
İngilizce “boundary” kelimesinin Türkçe anlamı, çevirisi ve okunuşu
Okunuşu: ABD /ˈbaʊndəri/
Diğer biçimleri: boundaries
boundary Türkçede: sınır, sınır vuruşu
isim
sınır
Bir alanın kenarını belirleyen veya iki alanı birbirinden ayıran çizgi.
Basit İngilizce açıklama: A line that marks the edge of an area or separates two areas.
- A fence marks the boundary of our land.
- The ball rolled beyond the field boundary.
- They disagreed about the boundary between the two farms.
sınır
Birinin kabul edebileceklerinin sınırı veya fikirleri ya da yaşam alanlarını birbirinden ayıran çizgi.
Basit İngilizce açıklama: A limit on what someone accepts, or a dividing line between ideas or parts of life.
- You need to set clear boundaries.
- He crossed a boundary by reading my messages.
- The boundary between work and home has become less clear.
sınır vuruşu
Krikette topu sahanın sınırına veya dışına göndererek dört ya da altı sayı kazandıran vuruş.
Basit İngilizce açıklama: A cricket hit that sends the ball to or beyond the field’s edge and scores four or six runs.
- She hit a boundary.
- Two boundaries helped the team win.
- He scored a boundary from the final ball.
boundary hakkında sık sorulanlar
boundary ne demek?
“boundary” Türkçede “sınır” demektir. Bir alanın kenarını belirleyen veya iki alanı birbirinden ayıran çizgi.
boundary Türkçesi nedir?
boundary kelimesinin Türkçe çevirileri: sınır, sınır vuruşu.
boundary nasıl okunur?
/ˈbaʊndəri/ diye okunur.
boundary cümle içinde nasıl kullanılır?
A fence marks the boundary of our land. The ball rolled beyond the field boundary.
boundary kelimesini okurken öğren
LookItUp, okuduğun cümleye uyan anlamı Türkçe gösterir ve yeni kelimeleri kısa tekrar kartlarına çevirir.
Çok yakında App Store'da iPhone ve iPad için LookItUpEnglishEspañolFrançaisDeutschItaliano日本語