boiling
İngilizce “boiling” kelimesinin Türkçe anlamı, çevirisi ve okunuşu
Okunuşu: ABD /ˈbɔɪlɪŋ/
boiling Türkçede: kaynayan, çok sıcak, kaynar, sıcaktan bunalmış, haşlama, kaynatma
sıfat
kaynayan
Gaza dönüşürken içinde kabarcıklar yükselecek kadar sıcak olan sıvı.
Basit İngilizce açıklama: Hot enough for bubbles to rise through a liquid as it changes into gas.
- Add the pasta to boiling water.
- Be careful with the boiling oil.
- Steam rose from the boiling kettle.
çok sıcak, kaynar
Çok yüksek sıcaklıkta olan veya yoğun hareket ve canlılıkla dolu.
Basit İngilizce açıklama: Extremely hot, or full of intense activity.
- The radiator is boiling.
- Do not touch that boiling surface.
- The hall was a centre of boiling activity.
sıcaktan bunalmış
Rahatsız olacak kadar sıcak hisseden kişi için kullanılır.
Basit İngilizce açıklama: Feeling so hot that you are uncomfortable.
- I’m boiling in this coat.
- She felt boiling after running uphill.
- Are you boiling too, or is it just me?
çok sıcak
Hava için, sıcaklığın çok yüksek olduğunu belirtir.
Basit İngilizce açıklama: Very hot when describing the weather.
- It’s boiling outside today.
- We stayed indoors during the boiling weather.
- Yesterday was boiling, but today feels cooler.
isim
haşlama, kaynatma
Bir şeyi kaynayan su veya başka bir sıvıda tutarak pişirme ya da temizleme işlemi.
Basit İngilizce açıklama: Cooking or cleaning something by keeping it in very hot, bubbling water or another liquid.
- Boiling softens the potatoes.
- These bottles need cleaning by boiling.
- Long boiling can spoil the vegetables.
kaynama
Isınan bir sıvının kabarcıklar oluşturarak gaz haline geçmesi.
Basit İngilizce açıklama: The process in which a heated liquid forms bubbles and changes into gas.
- Boiling changes liquid water into steam.
- Bubbles form during boiling.
- Lower pressure allows boiling at a lower temperature.
çalkantı, kaynama
Kaynayan suya benzetilen yoğun, huzursuz duygular veya karmaşık, hareketli bir durum.
Basit İngilizce açıklama: A state of strong, restless feeling or troubled activity, compared to bubbling water.
- She felt a boiling of anger inside.
- The crowd’s restless boiling frightened him.
- His calm words hid an inner boiling.
çizgi kaynaması
Animasyonda çizgilerin sürekli değişerek resimleri titriyor veya dalgalanıyor gibi göstermesi.
Basit İngilizce açıklama: An animation effect where changing outlines make drawings seem to shake or shimmer.
- Line boiling makes the drawing seem alive.
- The artist added subtle boiling to the outlines.
- Too much boiling made the cartoon distracting.
boiling hakkında sık sorulanlar
boiling ne demek?
“boiling” Türkçede “kaynayan” demektir. Gaza dönüşürken içinde kabarcıklar yükselecek kadar sıcak olan sıvı.
boiling Türkçesi nedir?
boiling kelimesinin Türkçe çevirileri: kaynayan, çok sıcak, kaynar, sıcaktan bunalmış, haşlama, kaynatma.
boiling nasıl okunur?
/ˈbɔɪlɪŋ/ diye okunur.
boiling cümle içinde nasıl kullanılır?
Add the pasta to boiling water. Be careful with the boiling oil.
boiling kelimesini okurken öğren
LookItUp, okuduğun cümleye uyan anlamı Türkçe gösterir ve yeni kelimeleri kısa tekrar kartlarına çevirir.
Çok yakında App Store'da iPhone ve iPad için LookItUpboiling ile kurulan ifadeler
- boiling point: kaynama noktası
- boiling hot
EnglishEspañolFrançaisDeutschItaliano日本語