LookItUp

bleak

İngilizce “bleak” kelimesinin Türkçe anlamı, çevirisi ve okunuşu

Okunuşu: ABD /bliːk/

bleak Türkçede: umutsuz, karamsar, ıssız, kasvetli, çorak, kederli

sıfat

UMUTSUZ DURUMB2

umutsuz, karamsar

İşlerin düzeleceğine veya iyi sonuçlanacağına pek umut vermeyen.

Basit İngilizce açıklama: Offering little hope that things will improve or turn out well.

  • The future looks bleak.
  • Job prospects are bleak in this town.
  • The report painted a bleak picture of the economy.

Eş anlamlılar: grim, gloomy, hopeless

Zıt anlamlılar: promising, hopeful

Sık kullanılan kalıplar: bleak future, bleak prospects, look bleak

ISSIZ YERB2

ıssız, kasvetli, çorak

Soğuk, boş ve insana sıcaklık ya da hoşluk hissi vermeyen yerler için kullanılır.

Basit İngilizce açıklama: Empty, cold, and unattractive, with little to make a place feel welcoming.

  • The hills looked bleak in winter.
  • They crossed a bleak stretch of open land.
  • We stayed in a bleak little town by the coast.

Eş anlamlılar: desolate, barren, stark

Zıt anlamlılar: inviting

Sık kullanılan kalıplar: bleak landscape, bleak hillside, bleak countryside

KASVETC1

kederli, kasvetli, neşesiz

Üzüntülü; insana huzur veya mutluluk vermeyen.

Basit İngilizce açıklama: Sad and without any feeling of comfort or happiness.

  • She felt bleak and lonely.
  • Those were bleak days after his wife's death.
  • The film shows the family's bleak existence.

Eş anlamlılar: cheerless, miserable, gloomy, desolate

Zıt anlamlılar: cheerful, happy

Sık kullanılan kalıplar: bleak mood, bleak existence, feel bleak

SOLGUN RENKC2

solgun, renksiz

Rengi çok soluk olan veya neredeyse hiç renk taşımayan.

Basit İngilizce açıklama: Very pale, with little or no color.

  • Her face was bleak and pale.
  • A bleak white light filled the hallway.
  • His bleak cheeks showed no trace of color.

Eş anlamlılar: pale, pallid, colorless

Zıt anlamlılar: colorful, rosy

Sık kullanılan kalıplar: a bleak face, bleak white, bleak complexion

isim

İNCİ BALIĞIC2

inci balığı

Avrupa’daki nehir ve göllerde yaşayan küçük, gümüş renkli balık.

Basit İngilizce açıklama: A small silver fish that lives in European rivers and lakes.

  • He caught a bleak in the river.
  • A shoal of bleak swam near the surface.
  • The lake contains perch and bleak.

Eş anlamlılar: ablet, alburn, blay

Sık kullanılan kalıplar: a small bleak, catch a bleak, common bleak

bleak hakkında sık sorulanlar

bleak ne demek?

“bleak” Türkçede “umutsuz” demektir. İşlerin düzeleceğine veya iyi sonuçlanacağına pek umut vermeyen.

bleak Türkçesi nedir?

bleak kelimesinin Türkçe çevirileri: umutsuz, karamsar, ıssız, kasvetli, çorak, kederli.

bleak nasıl okunur?

/bliːk/ diye okunur.

bleak cümle içinde nasıl kullanılır?

The future looks bleak. Job prospects are bleak in this town.

bleak kelimesini okurken öğren

LookItUp, okuduğun cümleye uyan anlamı Türkçe gösterir ve yeni kelimeleri kısa tekrar kartlarına çevirir.

Çok yakında App Store'da iPhone ve iPad için LookItUp

EnglishEspañolFrançaisDeutschItaliano日本語

Diğer kelimeler