LookItUp

barren

İngilizce “barren” kelimesinin Türkçe anlamı, çevirisi ve okunuşu

Okunuşu: ABD /ˈbærən/

barren Türkçede: çorak, verimsiz, kasvetli, cansız, kısır, fundalık

sıfat

BİTKİSİZ TOPRAKB2

çorak, verimsiz

Toprağı bitki yetişmesine elverişli olmadığı için çok az bitkisi olan veya hiç bitkisi olmayan.

Basit İngilizce açıklama: Having few or no plants because the ground cannot support their growth.

  • Nothing grew in the barren soil.
  • They crossed a barren stretch of desert.
  • Years of drought left the fields barren.

Eş anlamlılar: infertile, unproductive

Zıt anlamlılar: fertile

Sık kullanılan kalıplar: barren land, barren soil, barren landscape

CANSIZ ORTAMC1

kasvetli, cansız

Canlılık, ilgi çekici özellikler veya rahatlık barındırmayan, boş ve kasvetli.

Basit İngilizce açıklama: Empty and dull, with little life, interest, or comfort.

  • The room felt cold and barren.
  • Pictures made the barren walls more welcoming.
  • They tried to brighten the building's barren interior.

Eş anlamlılar: bleak, lifeless, bare

Zıt anlamlılar: lively

Sık kullanılan kalıplar: barren room, barren interior, barren surroundings

ÇOCUK SAHİBİ OLAMAMAC1

kısır

Çocuk sahibi olamayan.

Basit İngilizce açıklama: Unable to have children.

  • The story describes a barren woman longing for a child.
  • The king rejected his barren wife.
  • People wrongly assumed she was barren because she had no children.

Eş anlamlılar: infertile, sterile

Zıt anlamlılar: fertile

Sık kullanılan kalıplar: barren woman, barren wife

isim

ÇALILIK DÜZLÜKC2

fundalık, çalılık

Genellikle yükseklerde bulunan, çoğunlukla küçük ağaçların, çalıların ve alçak bitkilerin yetiştiği geniş düzlük.

Basit İngilizce açıklama: A broad, often high, flat area where mainly small trees, bushes, and low plants grow.

  • Small pines grow across the barrens.
  • We picked berries on the upland barrens.
  • The pine barrens support many unusual plants.

Eş anlamlılar: scrubland, heathland

Sık kullanılan kalıplar: pine barren, upland barren

ÇORAK ARAZİC2

çorak arazi

Az bitki yetişen ve az insan yaşayan verimsiz toprak alanı.

Basit İngilizce açıklama: An area of poor land where few plants grow and few people live.

  • They crossed a rocky barren before sunset.
  • Few people live in these remote barrens.
  • The road ends at the edge of the barrens.

Eş anlamlılar: wasteland, wilderness

Sık kullanılan kalıplar: rocky barren, remote barrens

barren hakkında sık sorulanlar

barren ne demek?

“barren” Türkçede “çorak” demektir. Toprağı bitki yetişmesine elverişli olmadığı için çok az bitkisi olan veya hiç bitkisi olmayan.

barren Türkçesi nedir?

barren kelimesinin Türkçe çevirileri: çorak, verimsiz, kasvetli, cansız, kısır, fundalık.

barren nasıl okunur?

/ˈbærən/ diye okunur.

barren cümle içinde nasıl kullanılır?

Nothing grew in the barren soil. They crossed a barren stretch of desert.

barren kelimesini okurken öğren

LookItUp, okuduğun cümleye uyan anlamı Türkçe gösterir ve yeni kelimeleri kısa tekrar kartlarına çevirir.

Çok yakında App Store'da iPhone ve iPad için LookItUp

EnglishEspañolFrançaisDeutschItaliano日本語

Diğer kelimeler