LookItUp

alive

İngilizce “alive” kelimesinin Türkçe anlamı

ABD /əˈlaɪv/

alive Türkçede: hayatta, canlı, sağ, dinç, etkin

sıfat

HAYATTA OLMAA2

hayatta, canlı, sağ

Ölmemiş, yaşamını sürdüren.

Basit İngilizce açıklama: Living, rather than dead.

  • The fish is still alive.
  • They found him alive after three days.
  • Are your grandparents both alive?

Eş anlamlılar: living

Zıt anlamlılar: dead

Sık kullanılan kalıplar: still alive, stay alive, keep someone alive

CANLILIKB2

canlı, dinç

Enerji, heyecan veya hareketle dolu.

Basit İngilizce açıklama: Full of energy, excitement, or activity.

  • I feel alive when I dance.
  • The town came alive after sunset.
  • Her face looked alive with excitement.

Nasıl kullanılır: alive with something (The streets were alive with music.)

Eş anlamlılar: lively, energetic, animated

Zıt anlamlılar: lifeless

Sık kullanılan kalıplar: feel alive, come alive, alive with excitement

VARLIĞINI SÜRDÜRMEB2

canlı, etkin

Hâlâ var olan, işleyen veya etkisini sürdüren.

Basit İngilizce açıklama: Continuing to exist, work, or have an effect.

  • Their hope was still alive.
  • The festival keeps old traditions alive.
  • That debate remains alive despite the new law.

Eş anlamlılar: active, ongoing

Sık kullanılan kalıplar: keep hope alive, remain alive, alive and well

alive kelimesini okurken öğren

LookItUp, okuduğun cümleye uyan anlamı Türkçe gösterir ve yeni kelimeleri kısa tekrar kartlarına çevirir.

Çok yakında App Store'da iPhone ve iPad için LookItUp

alive ile kurulan ifadeler

EnglishEspañolFrançaisDeutschItaliano日本語

Diğer kelimeler