LookItUp

aging

İngilizce “aging” kelimesinin Türkçe anlamı, çevirisi ve okunuşu

Okunuşu: ABD /ˈeɪdʒɪŋ/

aging Türkçede: yaşlanma, olgunlaşma, yıpranma, eskime, biyolojik yaşlanma, eskitme

isim

YAŞLANMA VE OLGUNLAŞMAB2

yaşlanma, olgunlaşma

Zaman geçtikçe yaş alma veya olgunlaşma süreci.

Basit İngilizce açıklama: The process of getting older or developing over time.

  • Aging is a natural process.
  • Regular exercise can support healthy aging.
  • The aging of cheese changes its taste.

Eş anlamlılar: growing older, maturation

Sık kullanılan kalıplar: natural aging, healthy aging, population aging

YIPRANMAC1

yıpranma, eskime

Bir malzeme veya eşyanın zamanla kalitesini ya da dayanıklılığını kaybetmesi.

Basit İngilizce açıklama: The gradual loss of quality or strength in a material or object over time.

  • Aging made the rubber crack.
  • The cables showed signs of aging.
  • Heat can speed up the aging of plastic parts.

Eş anlamlılar: wear, deterioration

Sık kullanılan kalıplar: material aging, aging of rubber, aging of equipment

BİYOLOJİK YAŞLANMAC1

biyolojik yaşlanma

Zamanla hücrelerin ve vücut bölümlerinin giderek zarar görmesi.

Basit İngilizce açıklama: The gradual damage to cells and body parts as time passes.

  • The researchers studied aging in human cells.
  • Cellular aging can affect how tissues repair themselves.
  • The study linked biological aging to damage in proteins.

Eş anlamlılar: senescence

Sık kullanılan kalıplar: cellular aging, biological aging, aging research

ESKİTMEC2

eskitme

Bir şeyi gerçekte olduğundan daha eski göstermek veya daha çabuk eskimesini sağlamak.

Basit İngilizce açıklama: Making something look or become older than it really is.

  • Artificial aging gave the table an antique look.
  • The film crew used aging to make new props look ancient.
  • Aging of the painted surface took several hours.

Eş anlamlılar: distressing

Sık kullanılan kalıplar: artificial aging, aging technique, aging of wood

sıfat

YAŞLANANB2

yaşlanan, yaşlanmakta olan

Yaşı ilerleyen, özellikle bunun sağlığını veya becerilerini etkilediği kişi için kullanılır.

Basit İngilizce açıklama: Getting old, especially when this affects health or ability.

  • She cares for her aging mother.
  • The aging actor still enjoys performing.
  • An aging population needs more health services.

Eş anlamlılar: growing old, elderly

Sık kullanılan kalıplar: aging parents, aging population, aging actor

aging hakkında sık sorulanlar

aging ne demek?

“aging” Türkçede “yaşlanma” demektir. Zaman geçtikçe yaş alma veya olgunlaşma süreci.

aging Türkçesi nedir?

aging kelimesinin Türkçe çevirileri: yaşlanma, olgunlaşma, yıpranma, eskime, biyolojik yaşlanma, eskitme.

aging nasıl okunur?

/ˈeɪdʒɪŋ/ diye okunur.

aging cümle içinde nasıl kullanılır?

Aging is a natural process. Regular exercise can support healthy aging.

aging kelimesini okurken öğren

LookItUp, okuduğun cümleye uyan anlamı Türkçe gösterir ve yeni kelimeleri kısa tekrar kartlarına çevirir.

Çok yakında App Store'da iPhone ve iPad için LookItUp

EnglishEspañolFrançaisDeutschItaliano日本語

Diğer kelimeler