LookItUp

wave

İngilizce “wave” kelimesinin Türkçe anlamı

ABD /weɪv/

wave Türkçede: el sallamak, sallanmak, el işareti yapmak, işaret etmek, boşa vuruş yapmak, dalga

fiil

SALLAMAA2

el sallamak, sallanmak

Tekrar tekrar bir yandan diğer yana hareket etmek veya ettirmek; özellikle selamlaşmak ya da vedalaşmak için eli sallamak.

Basit İngilizce açıklama: To move repeatedly from side to side, especially your hand to say hello or goodbye.

  • She waved at me.
  • Flags waved in the warm breeze.
  • He waved his hand from the train window.

Nasıl kullanılır: wave at/to someone (The children waved to their teacher.)

Sık kullanılan kalıplar: wave your hand, wave at someone, wave to someone, wave in wind

ELLE İŞARETB1

el işareti yapmak, işaret etmek

Bir mesaj vermek ya da birine nereye gideceğini göstermek için elini hareket ettirmek.

Basit İngilizce açıklama: To move your hand to send a message or tell someone where to go.

  • He waved goodbye.
  • The driver waved us across the road.
  • She waved me over to her desk.

Nasıl kullanılır: wave someone through (The guard waved us through the gate.); wave someone over (She waved the waiter over to our table.); wave someone away (The officer waved people away from the damaged bridge.)

Eş anlamlılar: signal, beckon

Sık kullanılan kalıplar: wave someone through, wave someone over, wave goodbye, wave someone away

BEYZBOLDA ISKALAMAC2

boşa vuruş yapmak

Beyzbolda atılan topa sopayla vurmaya çalışıp ıskalamak.

Basit İngilizce açıklama: To swing a baseball bat at a thrown ball and miss it.

  • He waved at the pitch.
  • Two batters waved at her curveball.
  • The rookie keeps waving at low pitches.

Nasıl kullanılır: wave at a pitch (The batter waved at a fastball outside the strike zone.)

Eş anlamlılar: swing and miss

Sık kullanılan kalıplar: wave at something, wave at pitches

isim

SU DALGASIA2

dalga

Deniz ya da göl yüzeyinde ilerleyen, yükselmiş su sırtı.

Basit İngilizce açıklama: A raised line of water that moves across the sea or a lake.

  • A wave hit the boat.
  • We watched the waves breaking on the beach.
  • The wind made huge waves during the night.

Sık kullanılan kalıplar: big wave, ocean wave, wave breaks, wave hits

KIVRIMLI ŞEKİLB2

dalga, kıvrım

Özellikle saçta görülen, sırayla bir yana ve diğer yana kıvrılan yumuşak hatlı şekil.

Basit İngilizce açıklama: A shape with smooth curves that bend one way and then the other, especially in hair.

  • Her hair has a gentle wave.
  • The curtain’s pattern forms a series of waves.
  • He brushed his hair to bring out its natural waves.

Eş anlamlılar: undulation

Sık kullanılan kalıplar: natural wave, gentle wave, wave in hair

wave kelimesini okurken öğren

LookItUp, okuduğun cümleye uyan anlamı Türkçe gösterir ve yeni kelimeleri kısa tekrar kartlarına çevirir.

Çok yakında App Store'da iPhone ve iPad için LookItUp

wave ile kurulan ifadeler

EnglishEspañolFrançaisDeutschItaliano日本語

Diğer kelimeler