unlike
İngilizce “unlike” kelimesinin Türkçe anlamı
ABD /ˌʌnˈlaɪk/
unlike Türkçede: farklı, benzemez, aksine, farklı olarak, benzemeyen, alışılmışın dışında
sıfat
farklı, benzemez
Görünüş, özellik veya tür bakımından birbirinden farklı olan.
Basit İngilizce açıklama: Different from each other in appearance, qualities, or kind.
- The samples are quite unlike.
- They combined unlike materials in one sculpture.
- The sisters seem surprisingly unlike each other.
edat
aksine, farklı olarak
İnsanları veya şeyleri karşılaştırıp aralarındaki farkı vurgular.
Basit İngilizce açıklama: Used to compare people or things and show how they differ.
- Unlike Tom, I like rain.
- These birds hunt at night, unlike most other birds.
- Unlike last year, we have enough money for a holiday.
farklı olarak, benzemeyen
Bir kişi veya şeyle görünüş, özellik ya da tür bakımından aynı olmadığını belirtir.
Basit İngilizce açıklama: Different from a person or thing in appearance, qualities, or kind.
- This tastes unlike anything else.
- Her new book is unlike her earlier work.
- The island was unlike any place we had visited.
alışılmışın dışında, beklenmedik
Birinin normal davranışlarına veya kişiliğine uymayan bir durumu belirtir.
Basit İngilizce açıklama: Not what a particular person would normally do or be like.
- Being rude is unlike her.
- It's unlike you to arrive late.
- That angry reply was very unlike him.
fiil
beğeniyi geri almak
İnternette bir gönderiye, fotoğrafa veya sayfaya daha önce verdiğin beğeniyi kaldırmak.
Basit İngilizce açıklama: To remove your earlier sign of approval from a post, photo, or page online.
- You can unlike the photo.
- I unliked that post after reading the comments.
- Did you accidentally unlike my page?
unlike kelimesini okurken öğren
LookItUp, okuduğun cümleye uyan anlamı Türkçe gösterir ve yeni kelimeleri kısa tekrar kartlarına çevirir.
Çok yakında App Store'da iPhone ve iPad için LookItUpEnglishEspañolFrançaisDeutschItaliano日本語