LookItUp

trigger

İngilizce “trigger” kelimesinin Türkçe anlamı, çevirisi ve okunuşu

Okunuşu: ABD /ˈtrɪɡɚ/ · İngiltere /ˈtrɪɡə/

Diğer biçimleri: triggers, triggered, triggering

trigger Türkçede: tetiklemek, yol açmak, çalıştırmak, tetikleyici, neden, tetik

fiil

YOL AÇMAB2

tetiklemek, yol açmak

Bir şeyin gerçekleşmesine, çoğunlukla aniden, neden olmak.

Basit İngilizce açıklama: To make something happen, often suddenly.

  • The news triggered a debate.
  • A small spark can trigger a fire.
  • What triggered the sudden change?

Eş anlamlılar: cause, set off, spark

Sık kullanılan kalıplar: trigger a reaction, trigger a crisis

HAREKETE GEÇİRMEB2

çalıştırmak, tetiklemek

Bir silahı ateşlemek veya bir makinenin çalışmasını başlatmak.

Basit İngilizce açıklama: To make a weapon fire or a machine start working.

  • Smoke triggered the alarm.
  • Pressing this button triggers the release mechanism.
  • The soldier triggered the weapon remotely.

Eş anlamlılar: activate, set off

Sık kullanılan kalıplar: trigger an alarm, trigger a device

DUYGUSAL TETİKLEMEC1

tetiklemek

Özellikle acı veren bir anı nedeniyle birinde güçlü bir duygusal tepki uyandırmak.

Basit İngilizce açıklama: To cause someone to have a strong emotional reaction, especially because of a painful memory.

  • That scene triggered her.
  • Loud arguments can trigger people with painful childhood memories.
  • He felt triggered by the violent images.

Eş anlamlılar: upset, distress

Sık kullanılan kalıplar: trigger someone, trigger a survivor

isim

TETİKLEYİCİ NEDENB2

tetikleyici, neden

Bir olayın, değişimin veya tepkinin başlamasına yol açan şey.

Basit İngilizce açıklama: Something that starts an event, change, or reaction.

  • Stress is a trigger for her headaches.
  • The announcement was the trigger for a sudden rise in prices.
  • Doctors tried to identify the triggers for his attacks.

Nasıl kullanılır: trigger for something (Bright lights can be a trigger for headaches.)

Eş anlamlılar: cause, stimulus, catalyst

Sık kullanılan kalıplar: trigger for something, possible trigger, identify a trigger, immediate trigger

SİLAH TETİĞİB2

tetik

Silahı ateşlemek için parmakla çekilen küçük parça.

Basit İngilizce açıklama: The small part of a gun that you pull with your finger to make it fire.

  • Keep your finger off the trigger.
  • He pulled the trigger, but nothing happened.
  • The pistol’s trigger was difficult to press.

Sık kullanılan kalıplar: pull the trigger, trigger finger, gun trigger

ACI VEREN HATIRLATICIC1

tetikleyici

Acı veren duyguları veya anıları yeniden canlandırıp kişiyi çok üzen şey.

Basit İngilizce açıklama: Something that brings back painful feelings or memories and makes someone very upset.

  • That sound is a trigger for her.
  • He learned to recognize his emotional triggers.
  • The image became a trigger for memories of the accident.

Sık kullanılan kalıplar: emotional trigger, personal trigger, trigger warning

trigger hakkında sık sorulanlar

trigger ne demek?

“trigger” Türkçede “tetiklemek” demektir. Bir şeyin gerçekleşmesine, çoğunlukla aniden, neden olmak.

trigger Türkçesi nedir?

trigger kelimesinin Türkçe çevirileri: tetiklemek, yol açmak, çalıştırmak, tetikleyici, neden, tetik.

trigger nasıl okunur?

Amerikan İngilizcesinde /ˈtrɪɡɚ/, İngiliz İngilizcesinde /ˈtrɪɡə/ diye okunur.

trigger cümle içinde nasıl kullanılır?

The news triggered a debate. A small spark can trigger a fire.

trigger kelimesini okurken öğren

LookItUp, okuduğun cümleye uyan anlamı Türkçe gösterir ve yeni kelimeleri kısa tekrar kartlarına çevirir.

Çok yakında App Store'da iPhone ve iPad için LookItUp

EnglishEspañolFrançaisDeutschItaliano日本語

Diğer kelimeler