start
İngilizce “start” kelimesinin Türkçe anlamı
ABD /stɑːrt/ · İngiltere /stɑːt/
start Türkçede: başlangıç, başlangıç noktası, start çizgisi, irkilme, sıçrama, ilk kadroda yer alma
isim
başlangıç
Bir şeyin ilk bölümü veya başladığı an.
Basit İngilizce açıklama: The first part or moment of something.
- It was a good start.
- I liked the story from the start.
- The start of the course was difficult.
başlangıç noktası, start çizgisi
Bir yarışın veya oyunun başladığı yer.
Basit İngilizce açıklama: The place where a race or game begins.
- The runners waited at the start.
- Move your piece back to the start.
- We walked from the finish to the start.
irkilme, sıçrama
Ani bir şaşkınlık veya korku yüzünden vücudun birden hareket etmesi.
Basit İngilizce açıklama: A quick movement of your body because something suddenly surprises or frightens you.
- She woke with a start.
- He gave a start when the door slammed.
- A sudden start sent her cup flying.
ilk kadroda yer alma
Bir spor karşılaşmasına sonradan katılmak yerine en başından oyuncu veya yarışmacı olarak katılma.
Basit İngilizce açıklama: An appearance as a player or competitor from the beginning of a sports event.
- She earned her first start today.
- He made ten starts last season.
- The coach gave the young goalkeeper a start.
korku, ürküntü
Birden hissedilen şaşkınlık veya korku.
Basit İngilizce açıklama: A sudden feeling of surprise or fear.
- You gave me a start!
- The unexpected knock gave her quite a start.
- I got a start when I saw his face at the window.
fiil
başlamak, başlatmak
Bir işi yapmaya koyulmak veya bir etkinliğin başlamasını sağlamak.
Basit İngilizce açıklama: To begin doing something or make an activity begin.
- We start school tomorrow.
- She started reading after dinner.
- When does the meeting start?
çalıştırmak
Bir makinenin çalışmaya başlamasını sağlamak.
Basit İngilizce açıklama: To make a machine begin working.
- Please start the car.
- He started the engine with a key.
- Can you start this machine for me?
başlatmak, kurmak
Bir olayın gerçekleşmesine yol açmak veya devam edecek bir iş ya da kuruluş oluşturmak.
Basit İngilizce açıklama: To cause something to happen or create something that continues.
- They started a small business.
- A spark started the fire.
- Who started that rumour about our teacher?
start kelimesini okurken öğren
LookItUp, okuduğun cümleye uyan anlamı Türkçe gösterir ve yeni kelimeleri kısa tekrar kartlarına çevirir.
Çok yakında App Store'da iPhone ve iPad için LookItUpstart ile kurulan ifadeler
- start up: başlatmak, kurmak
- start over: yeniden başlamak, baştan başlamak
- start on: başlamak, başlatmak
- start out: başlamak
- start off: başlamak
- start in on: başlamak, işe koyulmak
- start into: yemeye başlamak
- start a family
EnglishEspañolFrançaisDeutschItaliano日本語