LookItUp

ruin

İngilizce “ruin” kelimesinin Türkçe anlamı, çevirisi ve okunuşu

Okunuşu: ABD /ˈruːɪn/

Diğer biçimleri: ruins, ruined, ruining

ruin Türkçede: mahvetmek, berbat etmek, iflas ettirmek, batırmak, harap etmek, yıkmak

fiil

MAHVETMEB1

mahvetmek, berbat etmek

Bir şeyi kullanılamayacak veya keyif vermeyecek kadar bozmak ya da ona zarar vermek.

Basit İngilizce açıklama: To damage or spoil something so badly that it cannot be used or enjoyed.

  • The rain ruined our picnic.
  • Do not ruin the surprise by telling her.
  • Have I ruined this shirt by washing it in hot water?

Eş anlamlılar: spoil, wreck, destroy

Sık kullanılan kalıplar: ruin something, ruin someone's day, ruin the surprise, ruin someone's plans

MALİ YIKIMB2

iflas ettirmek, batırmak

Bir kişinin veya işletmenin parasının tamamını ya da çoğunu kaybetmesine yol açmak.

Basit İngilizce açıklama: To make a person or business lose all or most of their money.

  • Those debts could ruin us.
  • The failed investment ruined him financially.
  • Rising costs have ruined several small businesses.

Eş anlamlılar: bankrupt, impoverish

Zıt anlamlılar: enrich

Sık kullanılan kalıplar: ruin someone financially, ruin a business, ruin a company

BİNALARI YIKMAC1

harap etmek, yıkmak

Bir binayı veya yeri yalnızca yıkıntıları kalacak şekilde tahrip etmek.

Basit İngilizce açıklama: To destroy a building or place so that only broken parts remain.

  • The earthquake ruined the castle.
  • Years of war had ruined the city.
  • The fire ruined the church, leaving only its stone walls.

Eş anlamlılar: destroy, devastate, wreck

Sık kullanılan kalıplar: ruin a city, ruin a castle, ruin a village

isim

BİNA KALINTISIB1

harabe, kalıntı

Eski veya yıkılmış bir binadan geriye kalan parçalar.

Basit İngilizce açıklama: The parts of an old or destroyed building that are still there.

  • We visited the castle ruins.
  • Only one wall of the ruin still stands.
  • Archaeologists found pottery among the ancient ruins.

Nasıl kullanılır: the ruins of something (We walked through the ruins of an old castle.)

Eş anlamlılar: remains

Sık kullanılan kalıplar: ancient ruin, castle ruin, ruin of something

HARAP DURUMB2

haraplık, yıkım

Çok zarar görmüş, yıkılmış veya bakımsızlıktan dağılmış olma durumu.

Basit İngilizce açıklama: A state of being badly damaged, destroyed, or allowed to fall apart.

  • The old mill fell into ruin.
  • Years of neglect brought the estate to ruin.
  • The palace lay in ruin until repairs began.

Nasıl kullanılır: fall into ruin (The empty house slowly fell into ruin.)

Eş anlamlılar: destruction, decay, collapse

Sık kullanılan kalıplar: fall into ruin, lie in ruin, complete ruin

ruin hakkında sık sorulanlar

ruin ne demek?

“ruin” Türkçede “mahvetmek” demektir. Bir şeyi kullanılamayacak veya keyif vermeyecek kadar bozmak ya da ona zarar vermek.

ruin Türkçesi nedir?

ruin kelimesinin Türkçe çevirileri: mahvetmek, berbat etmek, iflas ettirmek, batırmak, harap etmek, yıkmak.

ruin nasıl okunur?

/ˈruːɪn/ diye okunur.

ruin cümle içinde nasıl kullanılır?

The rain ruined our picnic. Do not ruin the surprise by telling her.

ruin kelimesini okurken öğren

LookItUp, okuduğun cümleye uyan anlamı Türkçe gösterir ve yeni kelimeleri kısa tekrar kartlarına çevirir.

Çok yakında App Store'da iPhone ve iPad için LookItUp

EnglishEspañolFrançaisDeutschItaliano日本語

Diğer kelimeler