LookItUp

resolve

İngilizce “resolve” kelimesinin Türkçe anlamı, çevirisi ve okunuşu

Okunuşu: ABD /rɪˈzɑlv/ · İngiltere /rɪˈzɒlv/

Diğer biçimleri: resolves, resolving, resolved

resolve Türkçede: çözmek, halletmek, karar vermek, açıklığa kavuşturmak, kararlı kılmak, karar verdirmek

fiil

SORUNU ÇÖZMEB2

çözmek, halletmek

Bir sorun veya anlaşmazlığı, artık sıkıntı yaratmayacak biçimde halletmek.

Basit İngilizce açıklama: To deal with a problem or disagreement successfully so it no longer causes trouble.

  • We must resolve this problem.
  • They resolved their argument before dinner.
  • Can the two sides resolve their differences?

Eş anlamlılar: solve, settle, sort out

Sık kullanılan kalıplar: resolve a problem, resolve a dispute, resolve an issue

KESİN KARARC1

karar vermek

Bir şeyi yapmaya kesin olarak karar vermek.

Basit İngilizce açıklama: To decide firmly that you will do something.

  • I resolve to work harder.
  • She resolved never to return there.
  • The council resolved that the park should be protected.

Nasıl kullanılır: resolve to do something (She resolved to spend less money.); resolve that… (The committee resolved that the building should remain open.)

Eş anlamlılar: decide, determine

Sık kullanılan kalıplar: resolve to act, resolve to change

AÇIKLIĞA KAVUŞTURMAC2

açıklığa kavuşturmak, çözmek

Anlaşılması zor bir şeyi açıklayarak veya cevabını bularak anlaşılır hale getirmek.

Basit İngilizce açıklama: To make something difficult to understand clear by explaining it or finding its answer.

  • This clue may resolve the riddle.
  • The historian resolved a mystery about the letter.
  • Further evidence should resolve any doubts about its meaning.

Eş anlamlılar: explain, clarify, unravel

Sık kullanılan kalıplar: resolve a riddle, resolve a mystery, resolve a doubt

KARAR VERDİRMEC2

kararlı kılmak, karar verdirmek

Birinin ne yapacağı konusunda kesin karar vermesini sağlamak.

Basit İngilizce açıklama: To make someone certain about what they intend to do.

  • The news resolved him to act.
  • Her words resolved his mind at last.
  • That final insult resolved him to leave the village.

Eş anlamlılar: determine, decide

Sık kullanılan kalıplar: resolve someone, resolve the mind

isim

KARARLILIKC1

kararlılık, azim

Zor olsa bile bir şeyi yapmaktan vazgeçmeme isteği ve gücü.

Basit İngilizce açıklama: A strong wish to do something, even when it is difficult.

  • Her resolve remained strong.
  • The setback only strengthened his resolve.
  • It took all my resolve to keep going.

Nasıl kullanılır: resolve to do something (Her resolve to finish the race never weakened.)

Eş anlamlılar: determination, willpower

Zıt anlamlılar: indecision

Sık kullanılan kalıplar: strong resolve, strengthen someone’s resolve, resolve to succeed, firm resolve

resolve hakkında sık sorulanlar

resolve ne demek?

“resolve” Türkçede “çözmek” demektir. Bir sorun veya anlaşmazlığı, artık sıkıntı yaratmayacak biçimde halletmek.

resolve Türkçesi nedir?

resolve kelimesinin Türkçe çevirileri: çözmek, halletmek, karar vermek, açıklığa kavuşturmak, kararlı kılmak, karar verdirmek.

resolve nasıl okunur?

Amerikan İngilizcesinde /rɪˈzɑlv/, İngiliz İngilizcesinde /rɪˈzɒlv/ diye okunur.

resolve cümle içinde nasıl kullanılır?

We must resolve this problem. They resolved their argument before dinner.

resolve kelimesini okurken öğren

LookItUp, okuduğun cümleye uyan anlamı Türkçe gösterir ve yeni kelimeleri kısa tekrar kartlarına çevirir.

Çok yakında App Store'da iPhone ve iPad için LookItUp

EnglishEspañolFrançaisDeutschItaliano日本語

Diğer kelimeler