LookItUp

rank

İngilizce “rank” kelimesinin Türkçe anlamı

ABD /ræŋk/

rank Türkçede: pis kokulu, iğrenç, tam, düpedüz, rütbe, sıralama

sıfat

KÖTÜ KOKUC1

pis kokulu, iğrenç

Kokusu veya tadı çok ağır ve rahatsız edici olan.

Basit İngilizce açıklama: Having a very strong, unpleasant smell or taste.

  • His socks smelled rank.
  • A rank smell came from the bin.
  • The old cooking oil had a rank taste.

Eş anlamlılar: foul, stinking, rancid

Zıt anlamlılar: fragrant

Sık kullanılan kalıplar: rank smell, rank breath, rank taste

DÜPEDÜZ KÖTÜC1

tam, düpedüz

Kötü bir şeyin tam ve açık olduğunu vurgulayarak eleştiriyi güçlendiren.

Basit İngilizce açıklama: Complete and very bad; used to emphasize criticism.

  • That claim is rank nonsense.
  • The decision showed rank stupidity.
  • Only a rank amateur would make that mistake.

Eş anlamlılar: utter, absolute, complete

Sık kullanılan kalıplar: rank amateur, rank hypocrisy, rank stupidity

İĞRENÇLİKC1

iğrenç, pis kokulu

Özellikle ağır ve kötü kokusu yüzünden çok rahatsız edici olan.

Basit İngilizce açıklama: Very unpleasant, especially because of a strong, bad smell.

  • A rank smell came from the bin.
  • His boots were rank after the long walk.
  • The room was full of rank cigarette smoke.

Eş anlamlılar: disgusting, foul

Sık kullanılan kalıplar: rank smell, rank breath, rank odor

isim

RÜTBEB2

rütbe

Bir kurumda, özellikle orduda, kişinin yetkisini gösteren resmî düzey.

Basit İngilizce açıklama: An official level of authority in an organization, especially the army.

  • His rank is captain.
  • She was promoted to a higher rank.
  • Officers of different ranks attended the meeting.

Nasıl kullanılır: rank of someone/something (She holds the rank of captain.)

Sık kullanılan kalıplar: military rank, rank of captain, senior rank

SIRALAMADAKİ YERB2

sıralama, sıra

İnsanları veya şeyleri kalite, büyüklük gibi özelliklere göre karşılaştıran bir listedeki yer.

Basit İngilizce açıklama: A position in a list that compares people or things by quality, size, or another feature.

  • Her rank in the class is fifth.
  • The school rose to a higher rank this year.
  • What rank did our team achieve?

Eş anlamlılar: position, ranking

Sık kullanılan kalıplar: high rank, low rank, overall rank

TOPLUMSAL KONUMC1

toplumsal konum, statü

Bir kişinin ailesine, servetine veya önemine göre toplumdaki yeri.

Basit İngilizce açıklama: A person’s position in society according to their family, wealth, or importance.

  • His family enjoyed high social rank.
  • People of every rank gathered in the square.
  • She married a man of lower rank.

Eş anlamlılar: status, standing

Sık kullanılan kalıplar: social rank, high rank, equal rank

SATRANÇTA SIRAC2

yatay sıra

Satranç tahtasında soldan sağa uzanan sekiz kare sırasından biri.

Basit İngilizce açıklama: One of the eight rows of squares running from left to right on a chessboard.

  • The king stood on the back rank.
  • Her pawn reached the eighth rank.
  • Two rooks controlled the seventh rank.

Eş anlamlılar: row

Sık kullanılan kalıplar: back rank, eighth rank, seventh rank

fiil

SIRADA YER ALMAKB2

sıralamada yer almak

Diğer insanlarla veya şeylerle karşılaştırıldığında belirli bir sırada bulunmak.

Basit İngilizce açıklama: To have a particular position when compared with other people or things.

  • Our team ranks second.
  • The city ranked third for public transport.
  • Does this school rank highly?

Nasıl kullanılır: rank among someone/something (The college ranks among the best in the country.); rank as something (This ranks as her greatest achievement.)

Eş anlamlılar: place, stand

Sık kullanılan kalıplar: rank first, rank among something, rank highly

rank kelimesini okurken öğren

LookItUp, okuduğun cümleye uyan anlamı Türkçe gösterir ve yeni kelimeleri kısa tekrar kartlarına çevirir.

Çok yakında App Store'da iPhone ve iPad için LookItUp

rank ile kurulan ifadeler

EnglishEspañolFrançaisDeutschItaliano日本語

Diğer kelimeler