rank
İngilizce “rank” kelimesinin Türkçe anlamı
ABD /ræŋk/
rank Türkçede: pis kokulu, iğrenç, tam, düpedüz, rütbe, sıralama
sıfat
pis kokulu, iğrenç
Kokusu veya tadı çok ağır ve rahatsız edici olan.
Basit İngilizce açıklama: Having a very strong, unpleasant smell or taste.
- His socks smelled rank.
- A rank smell came from the bin.
- The old cooking oil had a rank taste.
tam, düpedüz
Kötü bir şeyin tam ve açık olduğunu vurgulayarak eleştiriyi güçlendiren.
Basit İngilizce açıklama: Complete and very bad; used to emphasize criticism.
- That claim is rank nonsense.
- The decision showed rank stupidity.
- Only a rank amateur would make that mistake.
iğrenç, pis kokulu
Özellikle ağır ve kötü kokusu yüzünden çok rahatsız edici olan.
Basit İngilizce açıklama: Very unpleasant, especially because of a strong, bad smell.
- A rank smell came from the bin.
- His boots were rank after the long walk.
- The room was full of rank cigarette smoke.
isim
rütbe
Bir kurumda, özellikle orduda, kişinin yetkisini gösteren resmî düzey.
Basit İngilizce açıklama: An official level of authority in an organization, especially the army.
- His rank is captain.
- She was promoted to a higher rank.
- Officers of different ranks attended the meeting.
sıralama, sıra
İnsanları veya şeyleri kalite, büyüklük gibi özelliklere göre karşılaştıran bir listedeki yer.
Basit İngilizce açıklama: A position in a list that compares people or things by quality, size, or another feature.
- Her rank in the class is fifth.
- The school rose to a higher rank this year.
- What rank did our team achieve?
toplumsal konum, statü
Bir kişinin ailesine, servetine veya önemine göre toplumdaki yeri.
Basit İngilizce açıklama: A person’s position in society according to their family, wealth, or importance.
- His family enjoyed high social rank.
- People of every rank gathered in the square.
- She married a man of lower rank.
yatay sıra
Satranç tahtasında soldan sağa uzanan sekiz kare sırasından biri.
Basit İngilizce açıklama: One of the eight rows of squares running from left to right on a chessboard.
- The king stood on the back rank.
- Her pawn reached the eighth rank.
- Two rooks controlled the seventh rank.
fiil
sıralamada yer almak
Diğer insanlarla veya şeylerle karşılaştırıldığında belirli bir sırada bulunmak.
Basit İngilizce açıklama: To have a particular position when compared with other people or things.
- Our team ranks second.
- The city ranked third for public transport.
- Does this school rank highly?
rank kelimesini okurken öğren
LookItUp, okuduğun cümleye uyan anlamı Türkçe gösterir ve yeni kelimeleri kısa tekrar kartlarına çevirir.
Çok yakında App Store'da iPhone ve iPad için LookItUprank ile kurulan ifadeler
- rank and file
EnglishEspañolFrançaisDeutschItaliano日本語