LookItUp

passing

İngilizce “passing” kelimesinin Türkçe anlamı

ABD /ˈpæsɪŋ/ · İngiltere /ˈpɑːsɪŋ/

passing Türkçede: geçen, geçmekte olan, üstünkörü, yüzeysel, geçici, kısa süreli

sıfat

YANINDAN GEÇMEB1

geçen, geçmekte olan

Bir kişinin veya yerin yanından geçmekte olan.

Basit İngilizce açıklama: Someone or something is moving past a person or place.

  • We watched the passing cars.
  • A passing stranger helped us.
  • The noise of passing trains kept her awake.

Sık kullanılan kalıplar: passing cars, passing stranger, passing train

YÜZEYSEL İLGİC1

üstünkörü, yüzeysel

Üzerinde fazla durulmayan, ayrıntıya girilmeyen kısa bir yorum veya zayıf bir ilgi için kullanılır.

Basit İngilizce açıklama: A comment or interest is brief or slight, with little attention or detail.

  • He made a passing comment about the weather.
  • The book contains a passing reference to her work.
  • I have only a passing interest in politics.

Eş anlamlılar: brief, casual, slight

Zıt anlamlılar: detailed, thorough

Sık kullanılan kalıplar: passing comment, passing reference, passing interest

KISA SÜRELİC1

geçici, kısa süreli

Kısa bir süre devam edip ardından kaybolan.

Basit İngilizce açıklama: Something lasts only a short time and soon disappears.

  • It was just a passing feeling.
  • Her interest in sailing proved a passing fancy.
  • The sadness was a passing phase.

Eş anlamlılar: temporary, brief, fleeting

Zıt anlamlılar: lasting, permanent

Sık kullanılan kalıplar: passing phase, passing feeling, passing fancy

KİMLİĞİN ALGILANMASIC2

kimliğiyle uyumlu algılanan

Başkalarının, kişinin kendini sunduğu kimliğe, örneğin cinsiyete, uygun olduğunu düşünmesi.

Basit İngilizce açıklama: Someone is seen by others as having the identity they present, such as a particular gender.

  • He is a passing trans man.
  • A passing trans woman described her experiences at work.
  • Being a passing transgender person can affect how strangers treat you.

Sık kullanılan kalıplar: passing trans man, passing trans woman

isim

ÖLÜM VEYA SONB2

vefat, sona eriş

Birinin ölümü veya daha önce var olan bir şeyin sona ermesi.

Basit İngilizce açıklama: Someone’s death, or the ending of something that once existed.

  • We mourned her passing.
  • His peaceful passing brought the family some comfort.
  • The museum marks the passing of an industrial era.

Nasıl kullanılır: the passing of someone/something (They mourned the passing of their oldest friend.)

Eş anlamlılar: death, end

Zıt anlamlılar: birth

Sık kullanılan kalıplar: someone’s passing, peaceful passing, passing of something

GEÇİŞ VE DEĞİŞİMB2

geçiş, geçip gitme

Bir şeyin bir yerden geçmesi veya zaman ilerledikçe meydana gelen değişim.

Basit İngilizce açıklama: The movement of something past a place, or a change as time moves forward.

  • We watched the passing of the boats.
  • The passing of years changed their friendship.
  • The festival marks the passing from winter to spring.

Nasıl kullanılır: the passing of something (The passing of time helped her recover.); passing from A to B (The ceremony marks the passing from childhood to adulthood.)

Eş anlamlılar: passage, transition

Sık kullanılan kalıplar: passing of time, passing of years, passing of trains

YASA KABULÜC1

kabul, yasalaştırma

Bir yasa tasarısının veya benzer bir önerinin resmen onaylanması.

Basit İngilizce açıklama: The act of officially approving a proposed law or similar measure.

  • The passing of the bill took months.
  • She welcomed the passing of the new law.
  • Several members opposed the passing of this measure.

Nasıl kullanılır: the passing of something (The passing of the law changed workers’ rights.)

Eş anlamlılar: passage, approval, enactment

Zıt anlamlılar: rejection

Sık kullanılan kalıplar: passing a bill, passing of legislation, passing a law

KARŞILIKLI JONGLÖRLÜKC2

karşılıklı jonglörlük

İnsanların nesneleri birbirine atarak yaptığı jonglörlük türü.

Basit İngilizce açıklama: A kind of juggling in which people throw objects to each other.

  • We practiced passing with six clubs.
  • Their passing routine involved four jugglers.
  • Can you teach me club passing?

Sık kullanılan kalıplar: club passing, practice passing, passing pattern

passing kelimesini okurken öğren

LookItUp, okuduğun cümleye uyan anlamı Türkçe gösterir ve yeni kelimeleri kısa tekrar kartlarına çevirir.

Çok yakında App Store'da iPhone ve iPad için LookItUp

passing ile kurulan ifadeler

EnglishEspañolFrançaisDeutschItaliano日本語

Diğer kelimeler