LookItUp

paddle

İngilizce “paddle” kelimesinin Türkçe anlamı, çevirisi ve okunuşu

Okunuşu: ABD /ˈpædəl/

paddle Türkçede: kürek, kürek gezisi, sığ suda gezinme, suda oynama, raket, dayak tahtası

isim

TEKNE KÜREĞİB1

kürek

Küçük bir tekneyi suda ilerletmek için kullanılan, ucu geniş ve yassı kısa saplı araç.

Basit İngilizce açıklama: A short pole with a wide, flat end used to move a small boat through water.

  • He dropped his paddle in the water.
  • Each canoe needs two paddles.
  • Hold the paddle with both hands.

Sık kullanılan kalıplar: canoe paddle, wooden paddle, paddle blade

KÜREK GEZİSİB2

kürek gezisi

Küçük bir tekneyi kürekle ilerleterek suda geçirilen süre veya yapılan gezi.

Basit İngilizce açıklama: A period of moving a small boat through water using a pole with a flat end.

  • We went for a paddle on the lake.
  • Our morning paddle lasted an hour.
  • Would you like a gentle paddle downriver?

Sık kullanılan kalıplar: a short paddle, paddle downriver, paddle on something

SIĞ SUDA GEZİNMEB1

sığ suda gezinme, suda oynama

Derin olmayan suda kısa süre yürüme veya oynama.

Basit İngilizce açıklama: A short walk or time spent playing in water that is not deep.

  • The children had a paddle in the sea.
  • A quick paddle cooled my feet.
  • We stopped for a paddle in the stream.

Eş anlamlılar: wade

Sık kullanılan kalıplar: have a paddle, paddle in something, a quick paddle

TOP RAKETİB2

raket

Bazı oyunlarda topa vurmak için kullanılan, saplı, küçük ve yassı araç.

Basit İngilizce açıklama: A small, flat object with a handle used to hit a ball in certain games.

  • She hit the ball with her paddle.
  • Both players bought new paddles.
  • This paddle has a comfortable handle.

Eş anlamlılar: bat, racket

Sık kullanılan kalıplar: table tennis paddle, pickleball paddle, paddle handle

DAYAK TAHTASIC1

dayak tahtası

Ceza vermek amacıyla birine vurmak için kullanılan geniş, yassı nesne.

Basit İngilizce açıklama: A wide, flat object used to hit someone as punishment.

  • The old school displayed a wooden paddle.
  • The principal once used a paddle for punishment.
  • Such paddles are now banned in many schools.

Sık kullanılan kalıplar: wooden paddle, punishment paddle, paddle for spanking

fiil

KÜREK ÇEKMEKB1

kürek çekmek

Kürekle tekneyi suda ilerletmek veya ellerini kürek gibi kullanarak suda hareket etmek.

Basit İngilizce açıklama: To move a boat through water using a flat-ended pole, or move yourself through water with your hands.

  • We paddle across the lake every morning.
  • She paddled the canoe towards the island.
  • Can you paddle back to shore?

Nasıl kullanılır: paddle across/down something (They paddled down the river.); paddle something (He paddled the canoe to the bank.)

Eş anlamlılar: row

Sık kullanılan kalıplar: paddle a canoe, paddle across something, paddle to shore

SIĞ SUDA YÜRÜMEKB1

sığ suda yürümek, suda oynamak

Derin olmayan suda yürümek veya oynamak.

Basit İngilizce açıklama: To walk or play in water that is not deep.

  • The children paddle in the sea.
  • We paddled barefoot in the stream.
  • Is the water warm enough to paddle?

Nasıl kullanılır: paddle in something (They paddled in the shallow pool.)

Eş anlamlılar: wade

Sık kullanılan kalıplar: paddle in something, paddle in the sea

TAHTAYLA DÖVMEKC1

tahtayla dövmek

Genellikle ceza olarak, geniş ve yassı bir nesneyle birinin poposuna vurmak.

Basit İngilizce açıklama: To hit someone on the bottom with a wide, flat object, usually as punishment.

  • The principal threatened to paddle the boy.
  • Some schools once paddled children for breaking rules.
  • He remembered being paddled as a child.

Eş anlamlılar: spank

Sık kullanılan kalıplar: paddle someone, paddle a child

paddle hakkında sık sorulanlar

paddle ne demek?

“paddle” Türkçede “kürek” demektir. Küçük bir tekneyi suda ilerletmek için kullanılan, ucu geniş ve yassı kısa saplı araç.

paddle Türkçesi nedir?

paddle kelimesinin Türkçe çevirileri: kürek, kürek gezisi, sığ suda gezinme, suda oynama, raket, dayak tahtası.

paddle nasıl okunur?

/ˈpædəl/ diye okunur.

paddle cümle içinde nasıl kullanılır?

He dropped his paddle in the water. Each canoe needs two paddles.

paddle kelimesini okurken öğren

LookItUp, okuduğun cümleye uyan anlamı Türkçe gösterir ve yeni kelimeleri kısa tekrar kartlarına çevirir.

Çok yakında App Store'da iPhone ve iPad için LookItUp

EnglishEspañolFrançaisDeutschItaliano日本語

Diğer kelimeler