LookItUp

orange

İngilizce “orange” kelimesinin Türkçe anlamı

ABD /ˈɔrɪndʒ/ · İngiltere /ˈɒrɪndʒ/

orange Türkçede: turuncu, portakal, turuncu daire

isim

RENKA1

turuncu

Kırmızı ile sarı arasındaki renk.

Basit İngilizce açıklama: A color between red and yellow.

  • Orange is my favorite color.
  • She mixed red and yellow to make orange.
  • The sky turned a deep orange at sunset.

Eş anlamlılar: yellow-red

Sık kullanılan kalıplar: bright orange, dark orange, shade of orange

MEYVEA1

portakal

Kalın kabuklu, sulu, tatlı veya hafif ekşi, yuvarlak bir meyve.

Basit İngilizce açıklama: A round, juicy fruit with thick skin and a sweet or slightly sharp taste.

  • I ate an orange.
  • She peeled two oranges for the children.
  • Would you like some fresh orange juice?

Sık kullanılan kalıplar: peel an orange, orange juice, ripe orange

ARMA DAİRESİC2

turuncu daire

Armalarda simge olarak kullanılan küçük, içi turuncu renkle doldurulmuş daire.

Basit İngilizce açıklama: A small, flat circle colored orange, used as a symbol on a coat of arms.

  • An orange appears on the shield.
  • The coat of arms bears three oranges.
  • The herald painted an orange beneath the lion.

Sık kullanılan kalıplar: a heraldic orange, an orange

sıfat

TURUNCU RENKLİA1

turuncu

Kırmızı ile sarı arasındaki renkte olan.

Basit İngilizce açıklama: Having a colour between red and yellow.

  • She wore an orange coat.
  • The sky turned orange at sunset.
  • Do you prefer orange flowers or yellow ones?

Sık kullanılan kalıplar: orange shirt, bright orange, orange paint, orange flowers

orange kelimesini okurken öğren

LookItUp, okuduğun cümleye uyan anlamı Türkçe gösterir ve yeni kelimeleri kısa tekrar kartlarına çevirir.

Çok yakında App Store'da iPhone ve iPad için LookItUp

orange ile kurulan ifadeler

EnglishEspañolFrançaisDeutschItaliano日本語

Diğer kelimeler