LookItUp

olive

İngilizce “olive” kelimesinin Türkçe anlamı, çevirisi ve okunuşu

Okunuşu: ABD /ˈɑlɪv/ · İngiltere /ˈɒlɪv/

Diğer biçimleri: olives

olive Türkçede: zeytin, zeytin ağacı, zeytin yeşili, zeytin ağacı odunu, dolgulu et rulosu

isim

KÜÇÜK MEYVEA2

zeytin

Yenen veya yağ çıkarmak için kullanılan küçük, yeşil ya da siyah meyve.

Basit İngilizce açıklama: A small green or black fruit eaten with food or used to make oil.

  • Would you like an olive?
  • She added black olives to the salad.
  • We ate bread with cheese and green olives.

Sık kullanılan kalıplar: green olive, black olive, olive oil

MEYVE AĞACIB2

zeytin ağacı

Sıcak bölgelerde, meyvesi ve meyvesinden elde edilen yağ için yetiştirilen ağaç.

Basit İngilizce açıklama: A tree grown in warm places for its small fruit and the oil made from it.

  • An olive grows beside the house.
  • They planted young olives on the hillside.
  • This old olive still produces fruit every year.

Eş anlamlılar: olive tree

Sık kullanılan kalıplar: olive tree, olive grove, wild olive

YEŞİL RENKB2

zeytin yeşili

Biraz sarıya veya griye çalan koyu yeşil renk.

Basit İngilizce açıklama: A dark green color with some yellow or gray in it.

  • She chose olive for the walls.
  • The jacket comes in olive and brown.
  • A deep olive would suit this room.

Eş anlamlılar: olive green

Sık kullanılan kalıplar: dark olive, shade of olive, olive green

AĞAÇ ODUNUC2

zeytin ağacı odunu

Meyvesi ve yağı için yetiştirilen zeytin ağacının sert odunu.

Basit İngilizce açıklama: The hard wood of a tree grown for small green or black fruit and oil.

  • The bowl is made of olive.
  • He carved the handle from olive wood.
  • Polished olive has a beautiful pattern in its grain.

Eş anlamlılar: olive wood

Sık kullanılan kalıplar: olive wood, carved olive, polished olive

ET RULOSUC2

dolgulu et rulosu

İçine harç konup sarıldıktan sonra pişirilen ince et dilimi.

Basit İngilizce açıklama: A thin piece of meat rolled around a filling and cooked.

  • She served a beef olive with potatoes.
  • The olives cooked slowly in a rich gravy.
  • Each beef olive contained a little onion stuffing.

Eş anlamlılar: meat roll

Sık kullanılan kalıplar: beef olive, stuffed olive

olive hakkında sık sorulanlar

olive ne demek?

“olive” Türkçede “zeytin” demektir. Yenen veya yağ çıkarmak için kullanılan küçük, yeşil ya da siyah meyve.

olive Türkçesi nedir?

olive kelimesinin Türkçe çevirileri: zeytin, zeytin ağacı, zeytin yeşili, zeytin ağacı odunu, dolgulu et rulosu.

olive nasıl okunur?

Amerikan İngilizcesinde /ˈɑlɪv/, İngiliz İngilizcesinde /ˈɒlɪv/ diye okunur.

olive cümle içinde nasıl kullanılır?

Would you like an olive? She added black olives to the salad.

olive kelimesini okurken öğren

LookItUp, okuduğun cümleye uyan anlamı Türkçe gösterir ve yeni kelimeleri kısa tekrar kartlarına çevirir.

Çok yakında App Store'da iPhone ve iPad için LookItUp

olive ile kurulan ifadeler

EnglishEspañolFrançaisDeutschItaliano日本語

Diğer kelimeler