LookItUp

near

İngilizce “near” kelimesinin Türkçe anlamı

ABD /nɪr/ · İngiltere /nɪə/

near Türkçede: yakın, neredeyse, ramak kalmış, değerli, aslına yakın, sadık

sıfat

YAKIN ZAMANB1

yakın

Şimdiden veya başka bir olaydan kısa bir süre sonra olacak.

Basit İngilizce açıklama: A short time away from the present or from another event.

  • We hope to meet in the near future.
  • The deadline is getting nearer.
  • The two events were near in time.

Eş anlamlılar: close, imminent

Zıt anlamlılar: distant

Sık kullanılan kalıplar: near future, near date, near in time

NEREDEYSEB2

neredeyse, ramak kalmış

Bir durum veya özellik olmaya çok yaklaşmış, ama tam olarak öyle olmayan.

Basit İngilizce açıklama: Very close to being something, but not completely or exactly that thing.

  • The cars had a near miss.
  • The performance was a near disaster.
  • Winning seemed a near certainty.

Eş anlamlılar: almost complete, virtual

Sık kullanılan kalıplar: near miss, near disaster, near certainty

GÖNÜL YAKINLIĞIC2

yakın, değerli

Duygularınla veya ilgi alanlarınla güçlü bir bağı olan, senin için değerli.

Basit İngilizce açıklama: Closely connected to your feelings or interests, and important to you.

  • She kept her near and dear friends close.
  • The matter was near to his heart.
  • He spoke warmly of those nearest to him.

Nasıl kullanılır: near to someone’s heart (This cause is near to her heart.)

Eş anlamlılar: dear, close

Zıt anlamlılar: distant

Sık kullanılan kalıplar: near and dear, near to someone, near someone’s heart

ASLINA SADIKC2

aslına yakın, sadık

Örnek alınan veya kopyalanan şeye çok benzeyen.

Basit İngilizce açıklama: Very similar to the thing being copied or followed.

  • The translation is near to the original.
  • He produced a near copy of the drawing.
  • This version is nearer to the source text.

Nasıl kullanılır: near to something (Her version is near to the original.)

Eş anlamlılar: close, faithful

Sık kullanılan kalıplar: near to original, near translation, near copy

zarf

NEREDEYSEC1

neredeyse, hemen hemen

Bir duruma çok yakın olduğunu, ama tam olarak öyle olmadığını belirtir.

Basit İngilizce açıklama: Almost, but not completely.

  • The climb was near impossible.
  • He was near exhausted by sunset.
  • The room was near empty when we arrived.

Eş anlamlılar: nearly, almost

Sık kullanılan kalıplar: near impossible, near perfect, near enough

edat

YAKIN YERA1

yakınında, yanında

Birinden veya bir şeyden kısa bir mesafe uzakta.

Basit İngilizce açıklama: Only a short distance away from someone or something.

  • We live near the park.
  • She sat near the window.
  • Is there a shop near your house?

Eş anlamlılar: close to, by

Zıt anlamlılar: far from

Sık kullanılan kalıplar: near the station, near someone, live near something, near the river

DERECE YAKINLIĞIB2

yakın

Belirli bir miktara, duruma veya niteliğe az bir farkla yakın.

Basit İngilizce açıklama: Close to a particular amount, condition, or quality.

  • The factory is near full capacity.
  • Your guess is near the truth.
  • Her work comes near perfection.

Eş anlamlılar: close to

Zıt anlamlılar: far from

Sık kullanılan kalıplar: near the limit, near perfection, near the truth

fiil

YAKLAŞMAKB2

yaklaşmak

Bir yere, zamana veya noktaya giderek daha yakın olmak.

Basit İngilizce açıklama: To move closer to a place, time, or point.

  • We neared the village.
  • The project is nearing completion.
  • As winter nears, the days grow shorter.

Eş anlamlılar: approach

Zıt anlamlılar: recede

Sık kullanılan kalıplar: near the end, near completion, near the coast

near kelimesini okurken öğren

LookItUp, okuduğun cümleye uyan anlamı Türkçe gösterir ve yeni kelimeleri kısa tekrar kartlarına çevirir.

Çok yakında App Store'da iPhone ve iPad için LookItUp

near ile kurulan ifadeler

EnglishEspañolFrançaisDeutschItaliano日本語

Diğer kelimeler