maneuver
İngilizce “maneuver” kelimesinin Türkçe anlamı, çevirisi ve okunuşu
Okunuşu: ABD /məˈnuːvər/ · İngiltere /məˈnuːvə/
Diğer biçimleri: maneuvers, maneuvering
maneuver Türkçede: manevra, taktik, kurnazca plan, askerî tatbikat, manevra yapmak, dikkatlice hareket ettirmek
isim
manevra
Bir aracı kullanırken yapılan dikkatli veya ustaca hareket.
Basit İngilizce açıklama: A careful or skillful movement made while driving or controlling a vehicle.
- That parking maneuver was difficult.
- The pilot performed a sharp maneuver to avoid the birds.
- Drivers must signal before making this maneuver.
manevra, taktik
Bir hedefe ulaşmak için dikkatle planlanan, bazen gerçek amacı gizleyen eylem.
Basit İngilizce açıklama: A carefully planned action that helps you reach a goal, sometimes by hiding your real purpose.
- It was a clever maneuver.
- Her final maneuver left her opponent unable to respond.
- The political maneuver secured enough votes for the bill.
manevra, kurnazca plan
İstediğini elde etmek için yapılan, çoğu zaman başkalarının amacı fark etmediği zekice plan.
Basit İngilizce açıklama: A clever plan for getting what you want, often without others noticing your purpose.
- Nobody understood his maneuver at first.
- Their clever maneuver kept the rival company out.
- The maneuver depended on everyone keeping the plan secret.
manevra, askerî tatbikat
Askerlerin veya askerî araçların planlı hareketi ya da bunların katıldığı büyük bir tatbikat.
Basit İngilizce açıklama: A planned movement of soldiers or military vehicles, or a large practice exercise for them.
- The army began its maneuvers.
- The maneuver moved the tanks behind enemy lines.
- Thousands of soldiers took part in winter maneuvers.
fiil
manevra yapmak, dikkatlice hareket ettirmek
Özellikle dar bir yerde, bir şeyi dikkatlice hareket ettirerek istenen konuma getirmek.
Basit İngilizce açıklama: To move something carefully into a position, especially when there is little space.
- He maneuvered the car into the garage.
- We had to maneuver the table through a narrow doorway.
- Can you maneuver around those parked trucks?
yönlendirmek, ustaca yönlendirmek
İstediğin sonucu elde etmek için birini dikkatle etkilemek veya koşulları düzenlemek.
Basit İngilizce açıklama: To carefully influence someone or arrange a situation so that you get the result you want.
- They maneuvered him into signing the contract.
- She maneuvered herself into a position of power.
- The manager is maneuvering his rival out of the company.
manevra yapmak, taktik uygulamak
Üstünlük sağlamak veya bir hedefe ulaşmak için zekice ve dikkatlice hareket etmek.
Basit İngilizce açıklama: To act cleverly and carefully to gain an advantage or achieve a goal.
- Both teams maneuvered for an advantage.
- She maneuvered carefully throughout the negotiations.
- The rivals are maneuvering for power.
maneuver hakkında sık sorulanlar
maneuver ne demek?
“maneuver” Türkçede “manevra” demektir. Bir aracı kullanırken yapılan dikkatli veya ustaca hareket.
maneuver Türkçesi nedir?
maneuver kelimesinin Türkçe çevirileri: manevra, taktik, kurnazca plan, askerî tatbikat, manevra yapmak, dikkatlice hareket ettirmek.
maneuver nasıl okunur?
Amerikan İngilizcesinde /məˈnuːvər/, İngiliz İngilizcesinde /məˈnuːvə/ diye okunur.
maneuver cümle içinde nasıl kullanılır?
That parking maneuver was difficult. The pilot performed a sharp maneuver to avoid the birds.
maneuver kelimesini okurken öğren
LookItUp, okuduğun cümleye uyan anlamı Türkçe gösterir ve yeni kelimeleri kısa tekrar kartlarına çevirir.
Çok yakında App Store'da iPhone ve iPad için LookItUpEnglishEspañolFrançaisDeutschItaliano日本語