lose
İngilizce “lose” kelimesinin Türkçe anlamı
ABD /luːz/
lose Türkçede: kaybetmek, yenilmek, vermek
fiil
BULAMAMAA2
kaybetmek
Sahip olduğun bir şeyin nerede olduğunu artık bilmemek.
Basit İngilizce açıklama: To no longer know where something you had is.
- Don't lose your keys.
- I lost my phone on the bus.
- Have you ever lost your passport?
YENİLGİA2
yenilmek, kaybetmek
Bir oyunu veya yarışmayı kazanamadan bitirmek.
Basit İngilizce açıklama: To finish a game or competition without winning.
- Our team lost again.
- She hates losing at chess.
- Did they lose to France?
KİLO VERMEA2
vermek, kaybetmek
Vücuttaki yağ veya kilo miktarını azaltarak daha hafif hâle gelmek.
Basit İngilizce açıklama: To become lighter by reducing the amount of fat or weight in your body.
- I want to lose weight.
- He lost three kilos last month.
- Are you trying to lose a few pounds?
lose kelimesini okurken öğren
LookItUp, okuduğun cümleye uyan anlamı Türkçe gösterir ve yeni kelimeleri kısa tekrar kartlarına çevirir.
Çok yakında App Store'da iPhone ve iPad için LookItUplose ile kurulan ifadeler
- lose weight: kilo vermek, zayıflamak
- lose one's mind: aklını kaçırmak, delirmek
- lose face: itibar kaybetmek, küçük düşmek
- lose it: çileden çıkmak, tepesi atmak
- lose one's temper: öfkelenmek, kendini kaybetmek
- lose heart: cesaretini kaybetmek, ümidini yitirmek
- lose one's head: soğukkanlılığını kaybetmek
- lose time: vakit kaybetmek, zaman harcamak
EnglishEspañolFrançaisDeutschItaliano日本語