lime
İngilizce “lime” kelimesinin Türkçe anlamı, çevirisi ve okunuşu
Okunuşu: ABD /laɪm/
lime Türkçede: misket limonu, kireç, limon yeşili, Roma sınır duvarı, misket limonlu, misket limon aromalı
isim
misket limonu
Limona benzeyen, küçük, yeşil ve ekşi bir meyve.
Basit İngilizce açıklama: A small green fruit like a lemon, with a sour taste.
- Squeeze a lime into the water.
- She added lime juice to the sauce.
- Would you like a slice of lime with your drink?
kireç
Kayaların ısıtılmasıyla elde edilen, inşaatta ve toprağın asitliğini azaltmakta kullanılan beyaz madde.
Basit İngilizce açıklama: A white material made from heated rock, used in building and to make soil less acidic.
- The farmer added lime to the soil.
- They used lime mortar to repair the wall.
- Wear gloves when handling lime because it can damage your skin.
limon yeşili
Bazen hafif sarıya çalan parlak yeşil renk.
Basit İngilizce açıklama: A bright green colour, sometimes with a little yellow in it.
- She painted the door lime.
- The jacket comes in lime or pink.
- We chose a pale lime for the bedroom walls.
Roma sınır duvarı
Eski Roma İmparatorluğu’nun kuzey sınırlarından birini belirleyen savunma duvarı.
Basit İngilizce açıklama: A defensive wall marking a northern boundary of the ancient Roman Empire.
- The lime marked the empire’s northern boundary.
- Roman soldiers guarded the lime.
- Archaeologists traced the lime through the forest.
sıfat
misket limonlu
Misket limonunun suyu veya meyve kısmı kullanılarak yapılmış.
Basit İngilizce açıklama: Made with the juice or flesh of a small green fruit similar to a lemon.
- Add some lime juice to the sauce.
- She made a fresh lime dressing.
- Would you like a slice of lime pie?
misket limon aromalı
Misket limonunun tadını veya kokusunu taşıyan.
Basit İngilizce açıklama: Having the taste or smell of a small green fruit similar to a lemon.
- I prefer the lime candy.
- This soap has a fresh lime scent.
- They sell lime ice cream in summer.
fiil
kireçlemek
Toprağa veya başka bir maddeye, özelliklerini değiştirmek ya da iyileştirmek için kireç katmak.
Basit İngilizce açıklama: To add a white calcium substance to soil or another material to change or improve it.
- Farmers lime the fields in autumn.
- We limed the soil before planting.
- Should I lime this patch of land?
kireçle badanalamak
Bir duvarı veya başka bir yüzeyi, kireç ve su karışımıyla ince bir tabaka halinde kaplamak.
Basit İngilizce açıklama: To cover a wall or other surface with a thin white mixture made from calcium and water.
- They lime the barn walls every spring.
- She limed the ceiling with a large brush.
- The cottage walls had been freshly limed.
lime hakkında sık sorulanlar
lime ne demek?
“lime” Türkçede “misket limonu” demektir. Limona benzeyen, küçük, yeşil ve ekşi bir meyve.
lime Türkçesi nedir?
lime kelimesinin Türkçe çevirileri: misket limonu, kireç, limon yeşili, Roma sınır duvarı, misket limonlu, misket limon aromalı.
lime nasıl okunur?
/laɪm/ diye okunur.
lime cümle içinde nasıl kullanılır?
Squeeze a lime into the water. She added lime juice to the sauce.
lime kelimesini okurken öğren
LookItUp, okuduğun cümleye uyan anlamı Türkçe gösterir ve yeni kelimeleri kısa tekrar kartlarına çevirir.
Çok yakında App Store'da iPhone ve iPad için LookItUplime ile kurulan ifadeler
- lime green
EnglishEspañolFrançaisDeutschItaliano日本語