LookItUp

limbo

İngilizce “limbo” kelimesinin Türkçe anlamı, çevirisi ve okunuşu

Okunuşu: ABD /ˈlɪmboʊ/ · İngiltere /ˈlɪmbəʊ/

limbo Türkçede: belirsizlik, askıda kalma, limbo, limbus, Limbo havanı, limbo yapmak

isim

ASKIDA KALMAC1

belirsizlik, askıda kalma

Hiçbir şeyin karara bağlanmadığı veya ilerlemediği, ne olacağının belirsiz olduğu durum.

Basit İngilizce açıklama: A situation in which nothing is decided or moving forward, so you cannot know what will happen.

  • My application is still in limbo.
  • The canceled vote left the project in limbo.
  • How long will they keep us in limbo?

Nasıl kullanılır: in limbo (Our plans are in limbo until the funding arrives.); leave someone/something in limbo (The delay left the workers in limbo.)

Eş anlamlılar: uncertainty

Sık kullanılan kalıplar: in limbo, leave something in limbo, legal limbo

ÇUBUK ALTI DANSIB2

limbo

Vücudu geriye eğerek yatay bir çubuğa dokunmadan altından geçilen dans.

Basit İngilizce açıklama: A dance in which people bend backward and move under a bar without touching it.

  • We danced the limbo at the party.
  • She won the limbo contest.
  • The children laughed as the limbo bar got lower.

Sık kullanılan kalıplar: dance the limbo, limbo contest, limbo dancer

RUHLARIN BEKLEME YERİC2

limbus

Bazı Hristiyan inanışlarında, masum ölülerin ruhlarının bulunduğu, cennet ve cehennemin dışındaki yer.

Basit İngilizce açıklama: In some Christian beliefs, a place for innocent dead souls outside heaven and hell.

  • The text describes souls waiting in limbo.
  • Some believers imagined unbaptized infants in limbo.
  • The theologian questioned the idea of limbo.

Sık kullanılan kalıplar: souls in limbo, infants in limbo, belief in limbo

DENİZ SİLAHIC2

Limbo havanı

Savaş gemisinden denizaltılara patlayıcı mermiler fırlatan silah.

Basit İngilizce açıklama: A weapon on a warship that fires explosive charges at submarines.

  • The ship carried a limbo mortar.
  • The crew fired the limbo at a submerged target.
  • This frigate’s limbo was mounted on the rear deck.

Sık kullanılan kalıplar: limbo mortar, limbo mounting, limbo system

fiil

LİMBO YAPMAKB2

limbo yapmak

Dans ederken vücudu geriye eğip bir çubuğa dokunmadan altından geçmek.

Basit İngilizce açıklama: To dance by bending backward and moving under a bar without touching it.

  • Can you limbo?
  • They limboed to the lively music.
  • We learned to limbo during our holiday.

Nasıl kullanılır: limbo under something (She limboed under the bar without touching it.)

Sık kullanılan kalıplar: limbo under something, limbo at parties, learn to limbo

EĞİLEREK ALTINDAN GEÇMEC1

geriye eğilerek altından geçmek

Genellikle vücudu geriye eğerek bir şeyin altından geçmek.

Basit İngilizce açıklama: To move under something, usually by bending your body backward.

  • She managed to limbo under the branch.
  • We had to limbo beneath the low barrier.
  • Can you limbo under that rope without touching it?

Nasıl kullanılır: limbo under something (He limboed under the rope to reach the other side.)

Sık kullanılan kalıplar: limbo under something, limbo beneath something

limbo hakkında sık sorulanlar

limbo ne demek?

“limbo” Türkçede “belirsizlik” demektir. Hiçbir şeyin karara bağlanmadığı veya ilerlemediği, ne olacağının belirsiz olduğu durum.

limbo Türkçesi nedir?

limbo kelimesinin Türkçe çevirileri: belirsizlik, askıda kalma, limbo, limbus, Limbo havanı, limbo yapmak.

limbo nasıl okunur?

Amerikan İngilizcesinde /ˈlɪmboʊ/, İngiliz İngilizcesinde /ˈlɪmbəʊ/ diye okunur.

limbo cümle içinde nasıl kullanılır?

My application is still in limbo. The canceled vote left the project in limbo.

limbo kelimesini okurken öğren

LookItUp, okuduğun cümleye uyan anlamı Türkçe gösterir ve yeni kelimeleri kısa tekrar kartlarına çevirir.

Çok yakında App Store'da iPhone ve iPad için LookItUp

EnglishEspañolFrançaisDeutschItaliano日本語

Diğer kelimeler