LookItUp

liberty

İngilizce “liberty” kelimesinin Türkçe anlamı, çevirisi ve okunuşu

Okunuşu: ABD /ˈlɪbɚti/ · İngiltere /ˈlɪbəti/

Diğer biçimleri: liberties

liberty Türkçede: özgürlük, hürriyet, serbestlik, hadsizlik, küstahlık, kıyı izni

isim

KİŞİSEL ÖZGÜRLÜKB2

özgürlük, hürriyet

Hapiste veya köle durumda olmama, başka birinin denetimi altında yaşamama durumu.

Basit İngilizce açıklama: The state of being free from prison, slavery, or another person’s control.

  • The prisoners finally regained their liberty.
  • No one should lose their liberty without a fair trial.
  • She fought for the liberty of enslaved people.

Eş anlamlılar: freedom

Zıt anlamlılar: captivity

Sık kullanılan kalıplar: personal liberty, deprive of liberty, regain liberty

DAVRANIŞ ÖZGÜRLÜĞÜB2

serbestlik, özgürlük

Ne yapacağına kendi karar verebilme özgürlüğü.

Basit İngilizce açıklama: The freedom to choose what you do.

  • You are at liberty to leave.
  • The editor gave her liberty to choose the topic.
  • Do students have the liberty to question these rules?

Nasıl kullanılır: at liberty to do something (You are at liberty to refuse.); liberty to do something (We have the liberty to set our own hours.)

Eş anlamlılar: freedom

Sık kullanılan kalıplar: liberty to choose, at liberty, give someone liberty

HADDİ AŞMAC1

hadsizlik, küstahlık

Fazla samimi davranarak veya verilen iznin sınırlarını aşarak yapılan uygunsuz hareket.

Basit İngilizce açıklama: An action that is too familiar or goes beyond what someone has allowed.

  • Touching her hair was an unwelcome liberty.
  • He took liberties with strangers and made them uncomfortable.
  • You took a liberty when you opened my private letters.

Nasıl kullanılır: take liberties with someone (He took liberties with the guests, asking deeply personal questions.)

Eş anlamlılar: presumption

Sık kullanılan kalıplar: take a liberty, unwelcome liberty

KIYI İZNİC2

kıyı izni

Bir denizcinin izinli olarak gemiden ayrılıp karaya çıkabildiği süre.

Basit İngilizce açıklama: Time when a sailor has permission to leave the ship and go on land.

  • The sailors were granted liberty.
  • Our liberty ended at midnight.
  • The crew enjoyed a day of liberty ashore.

Eş anlamlılar: shore leave

Sık kullanılan kalıplar: on liberty, grant liberty, liberty ashore

liberty hakkında sık sorulanlar

liberty ne demek?

“liberty” Türkçede “özgürlük” demektir. Hapiste veya köle durumda olmama, başka birinin denetimi altında yaşamama durumu.

liberty Türkçesi nedir?

liberty kelimesinin Türkçe çevirileri: özgürlük, hürriyet, serbestlik, hadsizlik, küstahlık, kıyı izni.

liberty nasıl okunur?

Amerikan İngilizcesinde /ˈlɪbɚti/, İngiliz İngilizcesinde /ˈlɪbəti/ diye okunur.

liberty cümle içinde nasıl kullanılır?

The prisoners finally regained their liberty. No one should lose their liberty without a fair trial.

liberty kelimesini okurken öğren

LookItUp, okuduğun cümleye uyan anlamı Türkçe gösterir ve yeni kelimeleri kısa tekrar kartlarına çevirir.

Çok yakında App Store'da iPhone ve iPad için LookItUp

EnglishEspañolFrançaisDeutschItaliano日本語

Diğer kelimeler