LookItUp

leverage

İngilizce “leverage” kelimesinin Türkçe anlamı, çevirisi ve okunuşu

Okunuşu: ABD /ˈlevərɪdʒ/ · İngiltere /ˈliːvərɪdʒ/

Diğer biçimleri: leveraged, leveraging

leverage Türkçede: koz, etki gücü, finansal kaldıraç, kaldıraç etkisi, kaldıraç gücü, yararlanmak

isim

ETKİ GÜCÜC1

koz, etki gücü

Sahip olduğun bir avantajı kullanarak insanları veya olayların gidişini etkileyebilme gücü.

Basit İngilizce açıklama: The power to influence people or events by using something that gives you an advantage.

  • The union has considerable leverage.
  • Her experience gave her leverage in the negotiations.
  • They used the contract as leverage to demand better terms.

Nasıl kullanılır: leverage over someone/something (The debt gave the bank leverage over the company.)

Eş anlamlılar: influence, bargaining power

Sık kullanılan kalıplar: political leverage, bargaining leverage, leverage over someone, use leverage

BORÇLA YATIRIMC1

finansal kaldıraç

Yatırıma ayrılan parayı borç alarak artırma; hem kazanç hem kayıp ihtimalini büyütür.

Basit İngilizce açıklama: The use of borrowed money to increase the amount you can invest, with greater possible gains and losses.

  • The fund uses leverage to invest.
  • High leverage increased the company’s financial risk.
  • They reduced leverage by paying back some loans.

Eş anlamlılar: gearing

Sık kullanılan kalıplar: financial leverage, high leverage, increase leverage

KALDIRAÇ ETKİSİC1

kaldıraç etkisi, kaldıraç gücü

Ağır bir şeyi kaldırmak veya hareket ettirmek için bir çubuk kullanarak elde edilen ek kuvvet.

Basit İngilizce açıklama: The extra force you get by using a bar to lift or move something heavy.

  • Use a longer bar for leverage.
  • He gained leverage by moving his hand along the handle.
  • The tool provides enough leverage to lift the stone.

Eş anlamlılar: mechanical advantage

Sık kullanılan kalıplar: get leverage, use leverage, extra leverage, mechanical leverage

fiil

ETKİN KULLANMAC1

yararlanmak, faydalanmak

Bir avantaj elde etmek veya sonuç almak için bir şeyden etkili biçimde yararlanmak.

Basit İngilizce açıklama: To use something effectively to gain an advantage or achieve a result.

  • We can leverage these contacts.
  • They leveraged the publicity into a new business deal.
  • She leveraged her language skills to find work abroad.

Nasıl kullanılır: leverage something to do something (They leveraged their network to find investors.); leverage something into something (She leveraged her success into a publishing contract.)

Eş anlamlılar: use, exploit, make use of

Sık kullanılan kalıplar: leverage something, leverage available resources, leverage existing knowledge

AVANTAJLA GÜÇLENDİRMEC1

geliştirmek, güçlendirmek

Zaten sahip olunan bir avantajı kullanarak bir şeyi daha başarılı hâle getirmek.

Basit İngilizce açıklama: To make something more successful by using an advantage you already have.

  • We leveraged our reputation to attract customers.
  • The team leveraged its strengths to improve results.
  • Can we leverage this brand to increase sales?

Nasıl kullanılır: leverage something to do something (We leveraged our experience to improve the service.)

Eş anlamlılar: enhance, boost

Sık kullanılan kalıplar: leverage a reputation, leverage existing strengths, leverage a brand

BORÇLA FİNANSMANC1

kaldıraç kullanmak

Borç para veya mevcut varlıkları kullanarak yatırım için kullanılabilecek parayı artırmak.

Basit İngilizce açıklama: To use borrowed money or existing assets to increase the amount available for investment.

  • The firm leveraged its assets.
  • They leveraged their capital to buy more shares.
  • The business is heavily leveraged and owes several banks money.

Nasıl kullanılır: leverage something to do something (They leveraged their assets to finance the purchase.)

Sık kullanılan kalıplar: leverage assets, leverage capital, leverage an investment

leverage hakkında sık sorulanlar

leverage ne demek?

“leverage” Türkçede “koz” demektir. Sahip olduğun bir avantajı kullanarak insanları veya olayların gidişini etkileyebilme gücü.

leverage Türkçesi nedir?

leverage kelimesinin Türkçe çevirileri: koz, etki gücü, finansal kaldıraç, kaldıraç etkisi, kaldıraç gücü, yararlanmak.

leverage nasıl okunur?

Amerikan İngilizcesinde /ˈlevərɪdʒ/, İngiliz İngilizcesinde /ˈliːvərɪdʒ/ diye okunur.

leverage cümle içinde nasıl kullanılır?

The union has considerable leverage. Her experience gave her leverage in the negotiations.

leverage kelimesini okurken öğren

LookItUp, okuduğun cümleye uyan anlamı Türkçe gösterir ve yeni kelimeleri kısa tekrar kartlarına çevirir.

Çok yakında App Store'da iPhone ve iPad için LookItUp

EnglishEspañolFrançaisDeutschItaliano日本語

Diğer kelimeler