let
İngilizce “let” kelimesinin Türkçe anlamı
ABD /lɛt/ · İngiltere /let/
let Türkçede: izin vermek, müsaade etmek, kiraya vermek, akıtmak, kan almak
fiil
izin vermek, müsaade etmek
Birinin bir şey yapmasına veya bir olayın gerçekleşmesine izin vermek.
Basit İngilizce açıklama: To allow someone to do something, or allow something to happen.
- Let me help you.
- Her parents let her stay out late.
- Will you let the dog sleep inside?
kiraya vermek
Düzenli ödeme karşılığında birinin sana ait odayı veya binayı kullanmasına izin vermek.
Basit İngilizce açıklama: To allow someone to use your room or building in return for regular payments.
- They let rooms to tourists.
- She let her house while she was abroad.
- Is that flat still available to let?
akıtmak, kan almak
Bir sıvıyı dışarı akıtmak; özellikle eski bir tedavi yönteminde vücuttan kan almak.
Basit İngilizce açıklama: To allow a liquid to flow out, especially blood during an old medical treatment.
- The physician let the patient's blood.
- Doctors once let blood to treat fever.
- The surgeon let a little blood from his arm.
let kelimesini okurken öğren
LookItUp, okuduğun cümleye uyan anlamı Türkçe gösterir ve yeni kelimeleri kısa tekrar kartlarına çevirir.
Çok yakında App Store'da iPhone ve iPad için LookItUplet ile kurulan ifadeler
- let down: hayal kırıklığına uğratmak, yarı yolda bırakmak
- let go: bırakmak, elini çekmek
- let alone: şöyle dursun, bir yana
- let out: dışarı bırakmak, salıvermek
- let know: haber vermek, bildirmek
- let there be light: bilgelik yayılsın, aydınlanma olsun
- let be: rahat bırakmak, dokunmamak
- let in: içeri almak, içeri girmesine izin vermek
EnglishEspañolFrançaisDeutschItaliano日本語