lemon
İngilizce “lemon” kelimesinin Türkçe anlamı, çevirisi ve okunuşu
Okunuşu: ABD /ˈlɛmən/
Diğer biçimleri: lemons
lemon Türkçede: limon, döküntü, işe yaramaz, limon sarısı, iyilik, limon katmak
isim
limon
İçeceklerde ve yemeklerde sık kullanılan, sarı renkli, ekşi bir meyve.
Basit İngilizce açıklama: A yellow fruit with a sour taste, often used in drinks and cooking.
- Add some lemon to your tea.
- She squeezed two lemons into the bowl.
- Would you like a slice of lemon?
döküntü, işe yaramaz
Satın alındığı halde düzgün çalışmayan bir ürün veya beklentileri karşılamayan, işe yaramaz bir kişi.
Basit İngilizce açıklama: Something you buy that works badly, or a person who is disappointing or useless.
- This car is a lemon.
- We bought a lemon and spent months repairing it.
- Their new manager turned out to be a lemon.
limon sarısı
Limonu andıran, açık ve canlı bir sarı renk.
Basit İngilizce açıklama: A bright, pale yellow color.
- She chose pale lemon for the walls.
- The fabric comes in lemon and cream.
- A touch of lemon brightened the design.
iyilik
Birine yapılan yardım; daha çok bir şeyi saçma bulduğunu belirten bir ifadede kullanılır.
Basit İngilizce açıklama: A helpful act, used mainly in a phrase showing that you think something is ridiculous.
- Do me a lemon! That price is ridiculous.
- You want fifty pounds? Do me a lemon!
- Do me a lemon, nobody believes that story.
fiil
limon katmak, limonlamak
Yiyeceğe limon suyu veya limon tadı eklemek.
Basit İngilizce açıklama: To add the juice or flavor of a yellow, sour fruit to food.
- Lemon the fish before serving it.
- She lemoned the sauce to sharpen its flavor.
- You can lemon the vegetables after cooking.
lemon hakkında sık sorulanlar
lemon ne demek?
“lemon” Türkçede “limon” demektir. İçeceklerde ve yemeklerde sık kullanılan, sarı renkli, ekşi bir meyve.
lemon Türkçesi nedir?
lemon kelimesinin Türkçe çevirileri: limon, döküntü, işe yaramaz, limon sarısı, iyilik, limon katmak.
lemon nasıl okunur?
/ˈlɛmən/ diye okunur.
lemon cümle içinde nasıl kullanılır?
Add some lemon to your tea. She squeezed two lemons into the bowl.
lemon kelimesini okurken öğren
LookItUp, okuduğun cümleye uyan anlamı Türkçe gösterir ve yeni kelimeleri kısa tekrar kartlarına çevirir.
Çok yakında App Store'da iPhone ve iPad için LookItUplemon ile kurulan ifadeler
- lemon balm: oğul otu, melisa otu, kovan otu
- lemon juice: limon suyu
EnglishEspañolFrançaisDeutschItaliano日本語